Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9995 E. 2025/2983 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9995
Karar No
2025/2983
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/565 Esas, 2024/228 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare dava dilekçesinde özetle; Nevşehir ili, ..., ... 252 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 25.03.2011 tarihli ve 2009/20 Esas, 2011/54 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.03.2011 tarihli ve 2009/20 Esas, 2011/54 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazın yüzölçümü satış akit tablosunda 325 m² iken 455 m² kabul edilmesi doğru olmadığı gibi 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi gereği düzenleme ortaklık payının düşülmemesi, tapu kaydındaki haczin kamulaştırma bedeline yansıtılmaması hatalı olup dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.06.2015 tarihli ve 2014/632 Esas, 2015/462 Kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.06.2015 tarihli ve 2014/632 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bozma kararına uyulmasına karar verilmişse de gereklerinin yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmaz kadastro parseli, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal kabul edilen taşınmaz ise imar parseli olup emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden düzenleme ortaklık payı oranı düşülmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş ise de gerekçesi gösterilmeden düzenleme ortaklık payı düşülmeden hesaplanan bedel üzerinden kabul kararı verilmesi hatalı olup kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen bedelin sürekli arttığını, kıymet takdir raporunda takdir edilen bedel ile aralarında fahiş fark olduğunu, bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisine ilişkin bozma nedeni yerine getirilmiş olsa da en yüksek rapor üzerinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, Yargıtayın hem düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasını hem de en yüksek bilirkişi raporu üzerinden karar verilmesini ayrı ayrı hukuka aykırı olarak bozduğunu, buna rağmen sadece düzenleme ortaklık payı kesintisine dair bozma nedeninin yerine getirildiğini, düşük olan rapora değil yüksek olan rapora göre karar vermiş olması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın şehrin en işlek yerinde olduğunu, tespit edilen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın imar uygulaması gördüğünü ve düzenleme ortaklık payı kesildiği hâlde, yeniden yapılan kesintinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Nevşehir ili, ..., ... 252 ada 11 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Mahkemece tespit edilen bedele ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, son karar tarihine kadar faiz işletilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının 3 üncü bendinde yazılı "karar tarihi olan 08.05.2024" ibaresinin çıkarılması, yerine "ilk karar tarihi olan 25.03.2011" tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9995, K. 2025/2983, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9995-e-2025-2983-k-c2f4c66b4b18