Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9860 E. 2025/8685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9860
- Karar No
- 2025/8685
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/33 Esas, 2024/178 Karar DAVA TARİHİ : 20.01.2011 KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin paydaş olduğu dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, eski 19644 parsel (ifrazen 23061,230 62... parseller) sayılı 39.325 m² yüzölçümlü taşınmazda davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından kanalizasyon hattı geçirmek ve fiilen yol yapmak suretiyle 25.316 m² lik kısmına kamulaştırmasız olarak el atıldığını, davalı ... aleyhine Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/560 Esas sayılı dosyası ile görülen davada, taşınmazın önce ... tarafından kamulaştırılıp düzenlenen protokolle ...’ye devredileceği belirtilerek husumet itirazında bulunulduğundan ...’ın da davalı gösterildiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının TEK Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, tapu kaydına kamulaştırma ile ilgili şerh konulduğunu, ... tarafından planlanan ve yapımı devam eden ... İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi için dava konusu ... nolu parselin 25.316 m²lik kısmının ... Genel Müdürlüğünden devrinin istenildiğini, davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmek için dava konusu taşınmaza fiilen el atılmış olmasının gerektiğini, kamulaştırma işlemleri müvekkilince yürütülmüş ise de fiilen el atmanın bulunmadığını, taşınmazı fiilen kullananın ... olduğunu, ... ile protokol yapılmasının kendilerini hasım durumuna getirmeyeceğini, dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığı gözetilerek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.06.2013 tarihli ve 2011/48 Esas, 2013/302 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazdan ... Genel Müdürlüğünün enerji nakil hattı geçilmesi nedeniyle dava dışı paydaşlar tarafından işbu idareye karşı açılan ve Dairemize intikal eden Küçükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/552 Esas sayılı dosyasında 09.07.2010 değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim değeri 700,00 TL olarak belirlenmiş olup, eldeki bu dosyada ise 20.01.2011 değerlendirme tarihi itibarıyla gerekçesi, ayrılma nedenleri açıklanmadan ve bu hususta ek rapor alınmadan 1.350,00 TL/m² bedel tespiti ile dava konusu taşınmaz üzerinde ... Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesis edildiği anlaşılmakla, taşınmazın el atılan bölümünde irtifak hakkı nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün hesaplamada dikkate alınması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu hususta inceleme yapmayarak fazla bedel belirleyen rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 21.09.2017 tarihli ve 2015/326 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dava konusu taşınmaz üzerinde ... Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesis edildiği anlaşılmakla, taşınmazın el atılan bölümünde irtifak hakkı nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün hesaplamada dikkate alınması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi nedeniyle bozma yapıldığı hâlde alınan ek rapor doğrultusunda yetersiz gerekçeyle değer düşüklüğü hesaplanmadan hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 15.03.2022 tarihli ve 2019/153 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde ... Genel Müdürlüğü lehine 14.361,55 m²lik alanda irtifak hakkı ve 169 m² alanda pilon yeri tesis edildiği anlaşılmakla, taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından el atılan bölümünde bu irtifak hakkı nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün hesaplamada dikkate alınması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi nedeniyle bozma yapıldığı, alınan ek rapor ile belirlenen 639,75 TL/m² esas alınarak ... Genel Müdürlüğü tarafından el atılan kısımlarda davacılar payına düşen bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı hesaplama yapılmak suretiyle 110,25 TL/m² üzerinden ve eski irtifak alanlarının mülkiyet bedeli hesaplanmak suretiyle hatalı bedel tespit edilmesi, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden mahkemece verilen ilk kararın Dairemiz bozma ilamı ile ortadan kalktığı gözetilmeksizin, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması hatalı olduğu gibi, aynı bentte çelişki yaratacak şekilde ... Genel Müdürlüğü yönünden hüküm kurulması, dava konusu ... Mahallesi 19644 parsel sayılı 39.325 m² yüzölçümlü taşınmazın 2016 yılında ifrazen 23061, 23062, 23063 parseller olarak tapuya tescil edildiği, ifraz sonrası oluşan yeni parsellerde el atılan alanlara ilişkin fen bilirkişisinden ek rapor alınması ve ifrazen oluşan parseller üzerinden tescil hükmü kurulması gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde eski parsel numarası üzerinden ve eski fen bilirkişi raporu kararın eki sayılarak eksik inceleme ile karar verilmesi, kabule göre de ... Genel Müdürlüğü ve ... Genel Müdürlüğü yönünden toplam tazminat bedeli 392.837,84 TL olarak hesaplandığı hâlde , hükümde 560.296,55 TL olarak gösterilmesi ve dava tarihi 20.01.2011 olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 27.07.2015 olarak gösterilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idare yönünden esasa ilişkin bir bozma yapılmadığını, müvekkili idare yönünden hükmedilen 360.704,60 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin 23061 parsel sayılı taşınmaza ait olduğunu, ancak temyize konu hüküm fıkrasından bu hususun net olarak anlaşılamadığını, aynı şekilde davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine hükmedilen tazminat bedelinin de hangi taşınmaza ait olduğunun açık olmadığını, 230 61... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tescil konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 23061 parsel ile ilgili olarak tazminata hükmedilmiş ise de yeniden tescil hükmü kurulması gerektiğini, 23062 parsel sayılı taşınmazda el atma olmadığı için bu parsel yönünden de ret kararı verilmesi gerektiğini, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki olduğunu, ... Genel Müdürlüğünün el atması nedeniyle bu idare aleyhine tazminata hükmedildiği gözetilerek ... Genel Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini, kararın müvekkili idare yönünden kesinleştiğini, yalnızca 23061 parselde el atmaları olduğu belirlenmiş olup 360.704,60 TL olarak hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedelinin kararda yer alan mahkeme masrafları, vekâlet ücreti ve diğer ferileri ile birlikte ödemesinin yapıldığını, bu nedenle müvekkili idare aleyhine 09.05.2024 tarihi esas alınarak yapılan vekâlet ücreti ve mahkeme masrafı hesaplanmasının hatalı olduğunu müvekkili idarece kesinleşen karar uyarınca tüm ödemelerin yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ifrazı ile oluşan 230 61... parsel sayılı taşınmazların imar planında ... Genel Müdürlüğü sahasında kaldığını, bu parseller üzerinde ...'ye ait tesisler bulunmakta olup fiilen de ... Genel Müdürlüğü tarafından kullanıldığını, 23062 parsel sayılı taşınmazın ise imar planında yol ve ... alanda kaldığını, söz konusu yolun ana arter niteliğinde olup İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu, taşınmaz üzerinden geçen Enerji nakil hattı ve pilon yerinin ise ... Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu gözetilerek müvekkili idare yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazlar imar planında ... Genel Müdürlüğü için ayrılan sahada kalmadığı gibi fiiliyatta da müvekkili idarece kullanılmayan taşınmazlar yönünden kamulaştırmasız el atıldığından söz edilemeyeceğini, hükmün gerekçesinde dava tarihinde müvekkili idarenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu belirtilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, dava açıldığı tarih de dahil olmak üzere taşınmazlarda müvekkili idarenin hukuki veya fiili el atması bulunmadığını, 19644 parsel sayılı taşınmazda davacıların da içinde bulunduğu kişilerin hisselerinin iptali ile 17. madde uyarınca tescili için açılan davanın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006 / 392 Esas sayılı dosyasında kabulü ile hisselerin iptal edilerek müvekkili idare adına tesciline karar verildiği ve bu kararın taraflarınca temyiz edilmeyerek 05.11.2008 tarihinde kesinleştiği, ancak üzerinde bulunan takyidatlar sebebiyle tescilinin sağlanamadığı, eldeki dosya davacılarının bu kararı temiz etmediği dikkate alınarak davanın süreden reddine karar verilmesi gerektiğini ve kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, hükmün infaza elverişli olmadığını, müvekkili idare aleyhine hükmedilen 67.237,41 TL'nin hangi parselle ilişkilendirildiğinin karardan anlaşılamadığını ve ifrazen oluşan parsellerin tamamındaki davacı hisselerine yönelik el atma bedeli hesaplandığı gibi hatalı bir anlam çıktığını, hükmedilen bedelin hangi parsele ilişkin olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, müvekkili idarece bedeli ödendiği hâlde ... adına tescil kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazlara arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların özel güvenlik bölgesi kapsamında kaldığı tespit edilmiş olup bu kısıtlamanın taşınmazlarda değer düşüklüğüne sebep olacağının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idareler vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Son bozma ilamı sonrası alınan fen bilirkişi raporunda ifrazen oluşan ... Mahallesi 23062 parsel sayılı taşınmazın tamamının yol ve yol kenarı ... alanda kaldığı tespit edilmekle 23062 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
4. Dava konusu 23061 parsel yönünden tescil hükmünün infaz edildiği anlaşılmakla, bu parsel için tescil kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru ise de hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmayan 23062 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tescil yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi yerinde değildir.
5. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu ... Mahallesi 23061 parsel sayılı taşınmaz yönünden 360.704,60 TL ve 23063 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise 67.237,41 TL değer biçildiği hâlde, hangi parsel için hangi bedele hükmedildiği kararda açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması ve 23063 parsel sayılı taşınmaz bedelinin davalı ... Genel Müdürlüğünden tahsiline karar verildiği hâlde , hükümde 23063 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davalı ... Genel Müdürlüğü adına tesciline hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme Kararının hüküm fıkrasının; a) (1) numaralı bendinin ikinci paragrafındaki “67.237,41 TL” sayısından önce gelmek üzere “23063 parsel sayılı taşınmaz yönünden” ibaresinin ve aynı bendin üçüncü paragrafındaki “360.704,60” sayısından önce gelmek üzere “23061 parsel sayılı taşınmaz yönünden” ibaresinin eklenmesi, b) (2) numaralı bendindeki “ve 23062” ibaresinin hükümden çıkartılması, c) (3) numaralı bendindeki “... adına” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “...adına” ibaresinin yazılması,
d)Ayrı bir bendi olarak “Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda dava konusu ...Mahallesi 19644 parselden ifrazen oluşan 23062 parsel sayılı taşınmazın tamamının yol ve yol kenarı ... alanda kaldığı tespit edilmekle, 23062 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumetten reddine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.