Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9833 E. 2025/6726 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9833
- Karar No
- 2025/6726
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/166 Esas, 2024/2956 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1041 Esas, 2023/583 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 197 ada 32 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarenin kıymet takdir raporları ile mahkeme bilirkişi raporları arasında idare aleyhine sürekli artan yüksek oransızlığın olduğunu, hazırlanan mahkeme bilirkişi raporlarındaki toplam bedellerin, idarece hazırlanan raporlardaki bedellere göre 2 kat daha yüksek hesaplandığını, böylece devletin sürekli zarara uğratıldığını, taşınmaz sahiplerine haksız yüksek meblağlar ödenmesine ve haksız zenginleşmeye neden olunduğunu, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda faiz hesabının mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden hüküm kurulması gerekirken adi kanuni faiz üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz bedeli hesabında hataya düşüldüğünü, keşif mahallinde bizzat belirtildiği gibi dava konusu taşınmazda arazi ziraatı ile ekilen patates, fasulye, domates, lahana, elma armut vs gibi ürünlerin elde edildiği, bu gelirlerin kamulaştırma bedeli tespitinde değerlendirilmesi gerektiği talep olunmasına, mahkemece de ara ziraatın bilirkişilerce de değerlendirilmesi istenilmesine rağmen bilirkişi kurulunun raporlarında ara ziraatın varlığını kabul ettiğini fakat gelir tespitinde nazara almadığını, bilirkişilerin taşınmazda uyguladıkları münavebe ürünlerinin ortalama verilerini ve fiyatlarını düşük, masrafları ise yüksek göstererek Yargıtay kararlarını nazara almadıklarını, üretim giderlerinin izahatlı ve açıklamalı olarak gösterilmediğini, tekrar keşif yapılarak yeni bilirkişi raporu alınması talep edilmesine rağmen mahkemece bu itirazların ve taleplerin nazara alınmadığını, ortalama verime uyulmadan hesaplama yapılmadığını, değer artırıcı objektif unsurların dikkate alınmadığını, taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı adedinin tam olarak hesaplanmadığını, dava konusu taşınmaz Hadim ilçe merkezinde yer almasına rağmen değerlerin oldukça düşük olduğunu ileri sürmüş ve kararın kaldırılarak dava konusu taşınmaz hakkında başka bir bilirkişi heyeti tarafından, yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olup kapama meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak, net gelir hesabına esas alınan ürünlerin gayrisafi hasılatlarının, üretim giderlerinin 1/3'ünden aşağı olmadığı gibi 2/3'ünü de geçmediğinden kanuna uygun olduğu, objektif değer artışı uygulanmaksızın değer biçilmesinde ve ilgili kurumlardan alınan veriler doğrultusunda değerlendirme tarihi itibarıyla yapı bedellerinin değerlendirmeye alınması suretiyle kamulaştırma bedelinin tespitinin doğru olduğu, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile faiz yönünden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.