Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9738 E. 2025/7323 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9738
- Karar No
- 2025/7323
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/168 Esas, 2023/1171 Karar DAVA TARİHİ : 22.12.2020 KARAR : Kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/742 Esas, 2021/739 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ..., ... 1 04... parsel (eski 448 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/287 D.İş sayılı karar ile müvekkile ait taşınmaz üzerine kamulaştırma işlemlerine başlanıldığını, davacı kurumun tek yanlı ve müvekkile bildirilmeyen işlemleri sonucunda kamulaştırma işlemi yapılıp müvekkile ait Muş ili, ..., köyünde bulunan 448 nolu parsel üzerine kamulaştırma şerhi konulduğunu, yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporuna göre müvekkile söz konusu 448 nolu parsel yani 9.089,88 m²lik taşınmaz için 23.000,00 TL ödeme yapıldığını, dava konusu 448 nolu parselin Muş merkez 20 km mesafede olduğunu, taşınmaza ilişkin herhangi bir ulaşım problemi olmadığını, değişik iş dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğu olduğunu, oblektif değer artışının %100 olarak hesaplanmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirilmede de söz konusu taşınmazın eğimi, toprak yapısı, derinliği ve verim durumunun toprak işlemeye, ekilip biçilmeye elverişli olduğu il genelinde tarımı yapılan bitkileri yetiştirmeye müsait olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen hesaplama yapılırken parasal olarak değeri en düşük tarımsal ürünlerin hükme esas alındığını, herhangi bir emsal satış işlemine tabi tutulmadığını belirtmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1. sınıf sulu tarım arazisi olduğunu belirlenen kapitalizasyon faiz oranının Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, idarece belirlenen objektif değer artaşının oranının çok düşük olduunu dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkilce her türlü sanayi ve bostan ürünü yetiştirilebildiğini belirterek dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini yargılama giderlerine hükmedilmemesini ve taraflarına vekâlet ücreti takdir edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle davacı idare lehine tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, gelirin yüksek, giderin düşük gösterildiğini, TÜİK ve TMO'nun verileri de dikkate alınarak ortalama gelir hesabı yapılması gerektiğini, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin yükseltilmesi için sebzenin eklendiğini, kapitalizasyon faizin %5 olarak alınması gerektiğini, acele kamulaştırma tarihinin değerlendirme yılı olarak esas alınması gerektiğini, taşınmazın kuru arazi olup sulama kaynağının yeterli olup olmadığının araştırılmadığını, ortalamanın üstüne çıkma sebeplerinin açıklanmadığını, dava kabul edildiğinden lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının bozulmasını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, TÜİK, TMO ve taşınmazın zengin toprak yapısı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kapitalizasyon faizin daha düşük belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın merkeze ve karayoluna uzaklığı ile idare tarafından düzenlenen kıymet takdir tutanağında bile %5 objektif değer artışı verildiği gözetildiğinde hiç verilmemesinin kabul edilemez olduğunu, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin düşürülmesi amacıyla ekonomik değeri düşük ürünlerin seçildiğini, aynı baraj kapsamında Bingöl tarafında kalan ve 2010-2015 yıllarını kapsayan kamulaştırma davalarında dönümün 30.000-35.000 TL belirlendiğini, Muş arazilerinin ise daha verimli olduğunu, taşınmaz 1. sınıf tarım arazisi olduğu hâlde, 3. sınıf arazi gibi verimin belirlendiğini, arta kalan alanda değer azalışı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılış tarihi 2020 yılı sonu olduğundan idarenin bedelin düşük çıkması için kötüniyet ile tüm davaları açtığını, bu nedenle 2021 yılı verileri dikkate alınarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizin daha düşük alınması gerektiğini, taşınmazın merkeze, tren yoluna ve karayoluna uzaklığı ile idare tarafından düzenlenen kıymet takdir tutanağında bile objektif değer artışı verildiği gözetildiğinde hiç verilmemesinin kabul edilemez olduğunu, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin düşürülmesi amacıyla ekonomik değeri düşük ürünlerin seçildiğini, masrafın brüt gelirin 1/3'den fazla olamayacağını, Muş arazisinin büyük verimli ova olduğunu, taşınmaz 1. sınıf tarım arazisi olduğu hâlde 3. sınıf arazi gibi verimin belirlendiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki taşınmaza kapitalizasyon faiz oranı % 4 olarak uygulanmak suretiyle olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak derhal ödenmesine karar verilen fark bedelin varsa neması ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken dava 4 ay içerisinde sonuçlandırılamadığı için kanun gereği hükmedilen ve depo edilmeyen yasal faizi de kapsar şekilde peşin ödeme kararı verilmesi, dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında istinaf eden davalılar yönünden % 10 oranında objektif değer artışı takdir edilmesi gerekirken takdir edilmemesinin hatalı olduğu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın yüzölçümünün azaldığı ve güncel hali ile taşınmazın B harfi ile gösterilen 8.719,13 m²lik alanının kamulaştırma sahasında olduğu bildirildiğinden bu rapora itibar ederek yeniden hesaplama yapılarak davacı ve bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. ... vd. vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılar ... vd. ile ... vd'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.