Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9734 E. 2025/7092 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9734
- Karar No
- 2025/7092
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1308 Esas, 2023/1592 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/740 Esas, 2021/719 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ..., ... 409 parsel (yeni 104 ada 18 parsel) sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 22.04.2021 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinin (C) bendi uyarınca Hazine adına tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, gelirin yüksek, giderin düşük gösterildiğini, TÜİK ve TMO'nun verileri de dikkate alınarak ortalama gelir hesabı yapılması gerektiğini, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin yükseltilmesi için sebzenin eklendiğini, kapitalizasyon faizin %5 olarak alınması gerektiğini, acele kamulaştırma tarihinin değerlendirme yılı olarak esas alınması gerektiğini, taşınmazın kuru arazi olup sulama kaynağının yeterli olup olmadığının araştırılmadığını, ortalamanın üstüne çıkma sebeplerinin açıklanmadığını, arta kalan alanda değer azalışı verilmesinin hatalı olduğunu yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf talebinde bulunmuştur. 2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, TÜİK, TMO ve taşınmazın zengin toprak yapısı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının daha düşük belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın merkeze ve karayoluna uzaklığı ile idare tarafından düzenlenen kıymet takdir tutanağında bile %5 objektif değer artışı verildiği gözetildiğinde hiç verilmemesinin kabul edilemez olduğunu, münavebe ürünlerinin doğru seçilmediğini, bedelin düşürülmesi ekonomik değeri düşük ürünlerin esas alındığını, aynı baraj kapsamında Bingöl tarafında kalan ve 2010-2015 yıllarını kapsayan kamulaştırma davalarında dönümün 30.000-35.000 TL belirlendiğini, Muş arazilerinin ise daha verimli olduğunu, taşınmaz 1. sınıf tarım arazisi olduğu hâlde 3. sınıf arazi gibi verimin belirlendiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki davaya konu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen buğday, silajlık mısır, karpuz ürünleri münavebeye esas alınarak % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanması suretiyle, gelir metoduna göre resmî veriler uyarınca değer biçilmesinde, taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi ve Anayasa Mahkemesinin ihlal kararları çerçevesinde davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında % 10 oranında objektif değer artışı takdir edilmesi gerekirken takdir edilmemesi, dava konusu 409 (yeni 104 ada 18 parsel) sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu, yeni ada ve parsel numarası alarak tapuya kaydedildiği, taşınmazın yüzölçümünün değişmiş olduğu anlaşıldığından, taşınmazın yeni oluşan koordinatları itibarıyla kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığı ya da ne kadarlık kısmının kamulaştırma kapsamında kaldığının açıklığa kavuşturulması açısından fen bilirkişisinden ek rapor alındığı, güncel hali ile taşınmazın tamamının (26.774,93m2'sinin) kamulaştırma sahasında olduğu, yeniden yapılan hesaplama sonucu toplam kamulaştırma bedelinin 718.371,37 TL olacağı, İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedeli olarak belirlenen 555.948,43 TL'den yüksek olduğundan eksik depo edilen miktarın depo edilmesi için davacı vekiline süre verilerek ve davacı vekili süresi içerisinde depo kararını yerine getirmesi üzerine ve dava açıldığı tarihte davalı ... tapu maliki olmadığından hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğinden davacı idarenin ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün değerlendirme tarihindeki veri cetveli esas alınarak verim ve masraflar yönünden hesaplama yapılması uygun görülmüştür. 4. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 5. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.