Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9556 E. 2025/9215 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9556
Karar No
2025/9215
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2704 Esas, 2024/985 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 101 ada 92 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen ve davalılara teklif edilen bedel arasındaki farkın gerekçeli olarak açıklanmadığını, tespit edilen bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda kapitalizasyon faizinin %4 olarak hesaplanarak arazi değerinin olması gereken değerden daha yüksek tutulduğunu, taşınmazın meterkare birim fiyatının çok yüksek hesaplandığını, ürün bedellerinin de fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak hakkı nedeniyle dava konusu parselde %30 oranında değer kaybı olduğundan bahsedildiğini, üzerinde tesis edilen enerji nakil hattının elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğine uygun olarak tesis edildiğini, taşınmaz üzerindeki tarımsal ürünlere hiçbir olumsuz hiç bir etkisinin bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf sebepleriyle bağlılık ilkesi dikkate alınarak; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, her ne kadar objektif değer artış oranı belirlenmemişse de bu hususta aleyhe istinaf da bulunmadığı, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin tarım arazilerinde %35'i geçmemesi gerektiği, raporda bu hususa riayet edilerek kamulaştırma bedelin belirlendiği, 2020 yılı itibarıyla tespit edilen 59,45 TL/m² birim fiyatının aynı bölgeden daha evvel incelenen metrekare birim fiyatlarıyla istinaf edenin idare oluşu da dikkate alındığında uyumlu olduğu, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu dikkate alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her kadar münavebeye esas alınan veriler usulünce getirtilip denetlenmemiş ise de Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2023/6914 Esas, 2023/12523 Karar sayılı kararı işaret edildiği üzere taşınmazın bulunduğu bölgede hangi ürünlerin mutad olarak yetiştirildiği sorularak münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, Kocaeli Hal Müdürlüğü verilerine göre gelir ve gideri belirleyen rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilmiş ise de bu noktada Dairelerince getirtilen ürün verilerinin incelenmesinde rapordaki verim, satış fiyatı net gelir aralıklarının çizelgeyle uyumlu olduğu kanaatine varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilip, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle tespit edilen irtifak hakkı karşılığının davalı tarafa ödenmesine ve bu hakkın idare adına tesciline karar verilmiştir. 3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse de ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilmişse de dosya arasında kesin ve ayrıntılı fiyat ve masrafları içeren İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine rastlanmamış olup, kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9556, K. 2025/9215, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9556-e-2025-9215-k-e2624bf1bd18