Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9225 E. 2025/8609 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9225
- Karar No
- 2025/8609
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3238 Esas, 2024/1008 Karar DAVA TARİHİ : 11.06.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/273 Esas, 2020/431 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 1 01... ...Mahallesi 1 60... ve 2 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen ve davalıya teklif edilen bedel arasındaki farkın gerekçeli olarak açıklanmadığını, bilirkişi raporunda tespit edilen, taşınmazın değerine etki eden objektif faktörlerin; ancak arsa niteliğinde olan taşınmazların değerini artırabileceğini, tarla niteliğinde taşınmazlara uygulanmasının söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerin objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilmesinin mümkün olamdığını, bilirkişi raporunda kapitalizasyon faizinin %4 olarak hesaplanarak arazi değerinin olması gereken değerden daha yüksek tutulduğunu, hem de taşınmazların değeri belirlenirken %25 ve %40 oranında objektif artış öngörülmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek hesaplandığını, ürün bedellerinin de fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak hakkı nedeniyle belirlenen değer kaybı olduğundan bahsedildiğini, üzerinde tesis edilen enerji nakil hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne uygun olarak tesis edildiğini, taşınmaz üzerindeki tarımsal ürünlere hiçbir olumsuz hiç bir etkisinin bulunmadığını, lehlerine avukatlık ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %25 ve %75 objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen 35,90 TL/m² ve 50,00 TL/m² birim fiyatlarına göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2023/6914 Esas, 2023/12523 Karar sayılı kararında işaret edildiği üzere taşınmazın bulunduğu bölgede hangi ürünlerin mutad olarak yetiştirildiği sorularak münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, Kocaeli Hal Müdürlüğü verilerine göre gelir ve gideri belirleyen rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilmiş ise de bu noktada Dairelerince getirtilen ürün verilerinin incelenmesinde rapordaki verim, satış fiyatı net gelir aralıklarının çizelgeyle uyumlu olduğu; ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu kanaatine varılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde de belirtilmişse de dosya arasında kesin ve ayrıntılı fiyat ve masraf ilçe verilerine rastlanmamış olup, kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.