Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9184 E. 2025/4862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9184
- Karar No
- 2025/4862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/622 Esas, 2024/1262 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/495 Esas, 2023/38 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ..., ... Mahallesi 321 ada 12 parsel ifrazen (321 ada 21 ve 22 parsel) sayılı taşınmazın davalılar adına olan 29/168 hissesinden 21,58 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hüküm tesis edilen 321 ada 12 parselin ifraz edilerek 321 ada 21 ve 22 parsellerin oluştuğunu, yenileme sonrası 321 ada 22 parselin 1078 ada 11 parsel olduğunu; mahkeme kararına konu olan 21.58 m²lik trafo alanının 1078 ada 11 parselde kaldığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi gereğince kadastro yenilemesi yapılması neticesinde ada/parsel ve yüzölçümünün değişmiş olması nedeniyle trafo binası yerinin tescilinde herhangi bir sıkıntı yaşanılmaması için yeni fen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesini, kararda tapu kaydındaki şerhlerin bedele yansıtılmasına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; arta kalan alanın kamulaştırılması gerektiğini, metrekare birim bedelinin düşük belirlendiğini, emsalin hatalı olduğunu, ilk kararda metrekare birim bedeli 790,00 TL hesap edilmiş olup kaldırma kararından sonra yeniden emsal taşınmaz belirlenerek metrekare birim bedelinin düşük belirlenmesinin hatalı olduğunu, kaldırma kararı dışında kalan kısımların usulü kazanılmış hak olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, bilirkişi heyetince uygun emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin hesaplandığı, arsa vasfındaki taşınmaz için hükme esas alınan ek raporda metrekare birim bedelinin 621,27 TL olarak bulunduğu görülmüştür. Bilirkişi raporu ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davalı taraf kalan kısmın da bedelinin verilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de kalan kısmın yüzölçümü, geometrik şekli esas alındığında verilen kararın usul ve kanuna uygun anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi uyarınca yenileme çalışmaları yapıldığı anlaşılmış olup, yenileme sonrası kamulaştırılan alanın değişip değişmediğinin tespiti için fen bilirkişisinden ek rapor alındıktan sonra, bu alanların değiştiğinin tespit edilmesi halinde bu alan üzerinden hesaplama yapılması ve yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerektiği düşünülmemesi bozmayı gerektirir. 3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal alınan taşınmazın emlak rayiç değeri ile dava konusunun emlak rayiç değerinin karşılaştırılmaması, dosya içerisinde emsal taşınmazın satış sözleşmesinin, imar durumuna ilişkin belediye yazısının olmaması nedeniyle denetime elverişli bulunmamıştır. 4. Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazın satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, dava konusu taşınmaz ile somut emsal taşınmazın 2021 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 5.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir. 6.Dava dilekçesinde davacı idare Hatay ili ... ... Mahallesi 321 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ifrazından gelme 321 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 29/168 hissesinden 21,58 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti talep edilmiş olup hükme esas alınan 24.01.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporunda trafonun kamulaştırılan alan dışında 321 ada 22 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 321 ada 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden hesaplama yapılarak karar verildiği ancak çelişkinin giderilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davacı idareye talebi açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 7. Kamulaştırmasından sonra arta kalan 321 ada 22 parselin yüzölçümü, geometrik durumu ve kullanım amacı irdelenerek değer azalışının olup olmayacağının belirlenerek karar verilmesi gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.