Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8975 E. 2025/6559 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8975
Karar No
2025/6559
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1485 Esas, 2024/1365 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1239 Esas, 2023/140 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hakkari ili, .... ilçesi, ... köyü 164 ada 7 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; afaki olarak yapılan hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla keşif ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, dava konusu taşınmazın mahalli arklar ile sulanması nedeniyle sulu tarım arazisi olduğu, o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri karışık sebze, yonca ve buğday verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması hâlinde, getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın m² birim fiyatının dava tarihi itibarıyla hesaplanmasında, kapitalizasyon faiz oranının %4, objektif değer artış oranının %20 olarak hesaplanmasında istinaf edenin sıfatına göre isabetsizlik görülmemiş; ancak her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davacı idare vekilinin dava dilekçesinde yalnızca pilon alanına yönelik tescil talebinde bulunduğu kabul edilmiş ise de davacı idare vekili tarafından dava dilekçesi ile birlikte sunulan kamulaştırmaya dair belgeler ve kıymet takdir tutanağında hem pilon alanı hem de irtifak alanı bedeli hesaplandığı, dava dilekçesinde açıkça kamulaştırma işlemlerine atıf yapılarak irtifak ve kamulaştırma bedeli üzerinden belirlenen toplam 2.611,64 TL'den anlaşmanın sağlanamadığının belirtildiği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesindeki talebinin açıklanması için davacı idare vekiline verilen süre üzerine de davacı idare vekilinin irtifak ve pilon bedeline hükmedilmesini talep ettiği hususları ile kamulaştırmaya dair kamu yararı kararının ve kamulaştırma projesinin bir bütün olduğu dikkate alındığında, eldeki davanın pilon alanı ve irtifak alanına ilişkin olarak açıldığının kabulü ile her iki alan yönünden hüküm kurulması ve bedelin buna göre belirlenmesi gerekirken, yalnızca pilon alanına ilişkin bedel depo edilip yalnızca bu yönden tescil hükmü kurulması doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince kurulan ara karar ile hem irtifak hem pilon bedeli depo edildiğinden, 5.788,78 TL irtifak bedelinin davalılara tapudaki payları oranında derhâl ödenmesine karar verilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle irtifak hakkı yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8975, K. 2025/6559, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8975-e-2025-6559-k-41a732610a7c