Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8967 E. 2025/6609 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8967
- Karar No
- 2025/6609
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1871 Esas, 2024/298 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/181 Esas, 2022/456 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın belediye imar planlarında park alanı olarak ayrıldığını, belediye tarafından kiraya verilmek sureti ile tasarrufta bulunulduğunu, bu durumdan dolayı davalı belediyenin davacıların taşınmazı fiilen kullanmalarına engel olduğunu, bu tasarrufun dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el koyduğunu, yıllardır taşınmazın kullanılamadığını ve taşınmazı kiralayarak kira geliri elde edilemediğini, davacıların 09.11.2020 tarihli ihtarname ile kamulaştırmasız fiili el koymadan kaynaklanan elde edilen gelirleri ecrimisil olarak talep ettiklerini belirterek davalı tarafından davacıların veraset ilamında belirtilen paylar dahilinde malik oldukları taşınmaza vaki kamulaştırmasız fiili atma sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 100.000,00 TL tazminatın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 20.000,00 TL ecrimisil olmak üzere toplam 120.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planında park alanında kalan ve daha sonrada sicilinden terkin edilmiş 45-47 paftada bulunan "373 ada 1-12 parsel" , "374 ada 1-3 parsel","375 ada 1-18 parsel" sayılı toplam 4.200,00 m² yüz ölçümlü taşınmazların davalı müvekkili belediye tasarrufunda olduğunu, davalı müvekkili belediyenin tek bir taşınmaz gibi bir bütün olarak bazı yıllarda kiraya vererek bazı yıllarda ise ecrimisil bedeli olarak değerlendirdiğini, müvekkili belediyenin tasarrufunda olan bu taşınmazların şu an müvekkil belediyeye ecrimisil bedeli vererek ...'ın kullandığını, dava konusu taşınmazı davalı müvekkili belediyenin kiraya vermediğini, herhangi bir ecrimisil geliri elde etmediğini, ya da tasarrufta bulunmadığını, davacıların ecrimisil talebinde bulunmaları için dava konusu taşınmazdan kazanç kaybı yaşadıklarını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın ecrimisil talebinin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla usulüne uygun yapılan ve kesinleşen kamulaştırma işlemine istinaden dava konusu taşınmazın davalı idare adına tapuya kayıt ve tescil edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin elindeki karar ve tapu kaydındaki şerhin sadece 16 ncı madde gereğince acele işlerde el koyma sebebiyle açılan davaya ve tapuya yazılan talebe ilişkin olup, istimlak kararının kesinleşmesinin ardından 17 nci maddeye göre, tapuya tesçil edilen böyle bir karar bulunmadığı, 6830 sayılı İstimlak Kanun'u (6830 sayılı Kanun) uyarınca idarenin tek taraflı istimlakten vazgeçme olasılığının her zaman mümkün olduğunu, ve bu hususun Kanun'un 2 nci maddesinde düzenlendiği taşınmazın kamulaştırılmış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermesinin usul ve kanuna aykırılık olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idare yararına nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kamulaştırmasız el atma tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede; kamulaştırma işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6830 sayılı Kanun'un 13 üncü ve 25 inci maddeleri uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun yapılan tebligatla başlayacağı, Kanun'a göre usulüne uygun kamulaştırmadan bahsedebilmek için kamulaştırma belgelerinin tapu maliklerine veya mirasçılarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve kıymet takdir raporunda belirlenen çekişmesiz bedelin milli bankalardan birisine kayıtsız ve şartsız bloke edilmesi, ayrıca tebligat geçersiz olsa dahi bankaya bloke edilen kamulaştırma bedelinin kamulaştırma tarihindeki maliklerine ödenip ödenmediği, davalı idare ve ilgili banka şubesi ve Genel Müdürlüğünden araştırılıp sonucuna göre ödeme yapıldığının tespiti halinde ise usulsüz tebligatın geçerli geleceği dikkate alınarak dava konusu taşınmaza yönelik kamulaştırma evrakının incelenmesinde; kamulaştırma evrakının bizzat davacıların kök murisine tebliğ edildiği ve kamulaştırma bedelinin bankaya depo edildiği, kök murisin mirasçıları tarafından ki bu kişiler aynı zamanda davacıların murisi olduğu, 30 günlük yasal sürede tezyidi bedel davası açtığı ve takdir edilen bedelin artırılmasına karar verildiği bu hâlde kamulaştırma işlemleri kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine ve davalı yararına maktu vekâlet ücreti takdir edilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.