Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8648 E. 2025/2105 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8648
- Karar No
- 2025/2105
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/387 Esas, 2023/1430 Karar KARAR : Düzeltilerde yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/234 Esas, 2021/397 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mahallesi 2240 ada 12 parselde kayıtlı 1688 m² miktarlı taşınmazın müvekkillerinin murisi ........ adına kayıtlı olduğunu, davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın anılan parselin tamamı üzerine E-5 karayolunun geçirildiğini, idareye uzlaşma talebi ile başvurulduğunu, uzlaşma taleplerine cevap verilmediğini, dava konusu taşınmazın çok değerli olduğunu, belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 360,00 m²sinin fiilen yol olarak kullanıldığını, 221 sayılı Kanun gereğince bedelsiz yola terkini gerektiğini, davacıların hak düşürücü süre geçtikten sonra dava ikame ettiklerinden davanın reddi gerektiğini, taşınmazdan arta kalan 1328,00 m²lik kısmın .................. Geçişi güzergahına rastladığını, bu nedenle Karayolları Genel Müdürlüğünün 25.02.1971 tarihli ve 1971/34 sayılı kamu yararı kararına istinaden müvekkili kurumca kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, taşınmaz malikinin adresine ulaşılamadığını, noter tebligatının da yapılamadığını, ancak Köy İşleri Bakanlığı .............. ve İskan Müdürlüğü adına............Muhakemat Müdürlüğünün İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/697 Esas sayısına kayden açılmış bir tedbir davası sonucunda taşınmaz maliki adına bloke edilen kamulaştırma bedelinin malik ... .........'a ödenemediğini, dava konusu taşınmazın usul ve kanuna uygun şekilde kamulaştırma işlemlerinin yapıldığını ve yola terkin edildiğini, bu durumda müvekkili kurum tarafından hiçbir şekilde dava konusu taşınmaza el atılmamış olduğunu belirterek, açılan mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile tapu kaydında davacılar hisseleri üzerinde bulunan takyidatın hükmedilen bedele yansıtılmaması hatalı olduğundan düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; usulüne uygun olarak kamulaştırma işleminin yapıldığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, emsallerin uygun olmadığını, fen bilirkişisinin raporunun karara yazılmadığını, belirlenen metrrakare birim bedelinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğünün 25.02.1971 tarihli ve 1971/34 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırlmasına karar verildiği, davacılar murisi ......... adına düzenlenen noter tebligatının, kızı Handan Derican imzasına tebliğ edildiği anlaşılmış ise de murisin veraset ilamının incelenmesinde Handan adında bir kızının bulunmadığı anlaşılmış olup adı geçen murise yapılan tebligat geçersiz olduğundan mahkemece işin esasına girilmesi yerindedir 3. Dava konusu ... Mahallesi 2240 ada 12 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, fiilen yol olarak el atıldığı anlaşılan taşınmazın bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 5.Buna karşın, dava konusu taşınmazın 1328.00 m²lik kısmının bedeline hükmedildiği hâlde, taşınmazın tamamının tapu kaydının iptaline karar verilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2.Kamu düzeni gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tescile ilişkin (2) numaralı bendinde yer alan “1688,00 m² taşınmazın” ibaresinin çıkartılması, yerine “taşınmazın dosya arasında bulunan fen bilirkişi Mustafa Özdemir tarafından düzenlenen 16.07.2024 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde B harfi ile gösterilen 1328.00 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.