Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8438 E. 2025/7070 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8438
- Karar No
- 2025/7070
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/238 Esas, 2023/524 Karar DAVA TARİHİ : 29.11.2013 KARAR : Esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı TİSKİ Genel Müdürlüğü yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkemece 18.04.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi gereğince, miktar veya değer 12.950 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Mahkeme kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamayacağı açıktır. Eldeki davada ise kabul edilen bedelin 14.163,00 TL olduğu dikkate alındığında temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 18.04.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi pafta 1 parsel parsel sayılı taşınmazın imar planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmialtı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile Trabzon il mülki idare sınırlarının tamamını kapsayacak şekilde büyükşehir kurulduğunu ve ilçelerin mülki idare sınırları çerisinde yer alan köy ve belde belediyelerin tüzel kişilikler kaldırılarak, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismi ile tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine bağlandığını, Darıca Mahallesinin kanalizasyon borularının davacıyla birlikte 150 kişinin taşınmazlarından geçirilmesi için İller Bankası tarafından yaptırılan proje ve ihaleler doğrultusunda işlemler yapıldığını, gerek su depoları, gerekse kanalizasyon işleri ile tüm alacak ve borçlar Trabzon Büyükşehir Belediyesine devredildiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, illiyet ve ve husumet yönlerinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı TİSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında dava konusu müdahalenin TİSKİ Genel Müdürlüğünün görev alanına giren bir faaliyet sonucu yapıldığına dair herhangi bir tespit olmadığını, bu nedenle davaya taraf olarak TİSKİ Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesini hatalı olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, yol yapımı sebebi ile yapılmış olan bir el atma söz konusu ise de müvekkil kurumun bundan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.02.2016 tarihli ve 2013/342 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı TİSKİ Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaza kanalizasyon yapmak suretiyle el atıldığı, Mahkemece öncelikle el atılan yerin hangi idarenin sorumluluk alanında olduğunun tespit edilmesi ve ardından 05.06.2016 tarihli ve 12. celsede davacının tazminat talebinin el atılan yerin değerine ilişkin olduğunu beyan ettiği ve tamamlama harcını yatırdığı göz önüne alındığında davacının talebi doğrultusunda dava konusu taşınmazın ilgili Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak dava tarihindeki niteliğinin belirlenip, el atılan kısmının zemin bedeline de hükmedilmesi gerektiği, dava konusu taşınmaz, ilgili Belediye Başkanlığı cevabına göre arsa ise, değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre; hesaplanma arazi ise gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi ve dava konusu taşınmazın el atılan kısmının üzerinde bulunan fındık ağaçlarına Akçaabat İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verileri getirtilip denetlenerek maktuen bedel belirlenmesi gerekirken bu usule uyulmadan bedel belirleyen rapora göre hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı TİSKİ Genel Müdürlüğü yönünden reddine, davacı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kanalizasyon faaliyetinin 2020 yılı Ekim ayında (dava tarihinden sonra) TİSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünün anlaşıldığı, Yargıtay'ın bozma kararı da yeterince inceleme yapılmadan verilmiş olup usul ve kanuna aykırı olduğunu, TİSKİ Genel Müdürlüğünün sehven davaya dahil edildiğini, davanın husumet yönünden reddi gerekirken TİSKİ Genel Müdürlüğüne açılan davanın reddi kararının yerinde olmadığını, ayrıca taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, ... tarafından hiçbir yol çalışması olmamasına ve dava dilekçesinde talebi olmamasına rağmen işgal edilen alanın Belediye adına kayıt ve tesciline karar verilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerlerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre bedelinin tespit edilerek (ağaç ve zemin bedeli toplamı 14163,00 TL) ıslah dilekçesinde doğrultusunda karar verilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Mahkemece verilen 18.04.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA, Davacıdan alınması gereken 3.033,70 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 1.169,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.864,30 TL harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.