Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8350 E. 2025/5151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8350
Karar No
2025/5151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2180 Esas, 2024/583 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Lice Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/158 Esas, 2021/42 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır İli, ... İlçesi, ... Köyü, 206 ada 60 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelinin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline ve tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin çok yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olarak kapitalizasyon faiz oranı % 4 uygulanarak metrekarelerine 35,598 TL değer biçildiği, objektif değer artışı uygulanmadığı, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faizi ile dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının uygun ve resmî verilerle uyumlu, yapı ve ağaçlara biçilen değerin yerinde olduğu, belirtilen nedenlerle hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, her ne kadar davacı idarece dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan su kuyuları üzerinde kurulan dinamolarla sulanabileceğinin, nitekim komşu parsellerde bulunan bostanların da aynı yöntem ile sulandığının gözlemlendiğinin açıklanması karşısında davacı idarenin bu hususa ilişkin itirazı yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. 3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmekte olup bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşıdığından mahallinde yapılan keşif sonucu hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan su kuyuları üzerinde kurulan dinamolarla sulanabileceği, nitekim komşu parsellerde bulunan bostanların da aynı yöntem ile sulandığının gözlemlendiği belirtilerek sulu tarım arazisi olduğu belirlenmiş ve buna göre münavebe değerlendirmesi yapılmış, dava konusu taşınmazın, sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle değer biçilmiştir. Ancak; fen raporunda bulunduğu belirtilen kuyu krokide gösterilmediği gibi komşu taşınmazdaki kuyudan yapılan sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için komşu taşınmaz davalıya ait değilse dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması veya maliklerle anlaşma yapılması gerektiğinden bu hususun varlığı ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılarak belirlenmediği gibi taşınmazlardaki kuyuların, taşınmazın tamamını sulamada yeterli olup olmadığı veya ne kadarlık kısmı için yeterli olduğunun tespit edilmesi gerektiği düşünülmeden taşınmaz sulanabilir tarım arazi olarak kabul edilip değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporuna dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8350, K. 2025/5151, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8350-e-2025-5151-k-1bb6eafb2d7c