Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7955 E. 2025/4776 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7955
Karar No
2025/4776
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/220 Esas, 2024/870 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/285 Esas, 2024/7 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ..., ... Mahallesi 171 ada 28 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına, davalı kurum tarafından, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca şerh konulduğunu, bu şerhin davacının mülkiyet hakkını kullanmasını kısıtladığını belirterek dava konusu taşınmaz üzerine davalı kurum tarafından konulan şerhin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 171 ada 16 parsel numaralı taşınmazın ifrazından geldiğini, Kamu Yararı Kararına istinaden kamulaştırma işlemine tabi tutulduğunu, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/112 D.İş sayılı dosyasında acele kamulaştırma davası açıldığını, bir taşınmaz kamu yararının gerektirdiği hallerde acele kamulaştırma, kısmen kamulaştırma, trampa yolu ile kamulaştırma gibi birden fazla şekilde kamulaştırılabileceğini, ancak bir taşınmaz üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi gereğince şerh konulabilmesi için kamulaştırma işleminin başlamış olması ve taşınmazın kamulaştırma bedelinin mahkemece tespit edilmiş olması gerektiğini, acele kamulaştırma davası ile taşınmazın bedelinin belirlenmiş olup taraflara ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma davası ile taşınmazın bedeli belirlenmiş olup belirlenen bedelin taraflara ödemesinin yapıldığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasının nedeni olan yol yapım işinin dinamik bir süreç olması hasebiyle yol ağında ve projesinde meydana gelen revizyonlar doğrultusunda kamulaştırmaya tabi tutulan kısımlar değişiklik gösterebileceğinden ve halihazırda anılan kesimde projelendirme çalışmaları da devam ettiğinden söz konusu kesimde 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi şerhinin konulmasının gerekçesi olan kamulaştırma sürecindeki zorunlu tespit çalışmalarının devam ettiğini, dolayısıyla projelendirme çalışmaları netliğe kavuştuğunda kamulaştırma işlemleri neticelendirilip dava açmak veya uzlaşmak suretiyle kamulaştırma işlemlerinin nihayete erdirileceğini, davaya konu parsel üzerinde halihazırda herhangi bir şekilde tasarrufu kısıtlayıcı şerh bulunmadığından davanın konusuz kalması dolayısıyla reddi gerektiği hâlde, mahkemece karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesini yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazda davacının hisseli olarak malik olduğu, davalı ... 9.Bölge Müdürlüğü tarafından 10.10.2018 tarihinde 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi gereğince taşınmaza şerh konulduğu, süresi içerisinde kamulaştırma davası açılmadığı, davacı vekili tarafından eldeki dava açılmadan önce taşınmaz üzerine konulan şerhin kaldırılmasını davalıdan talep ettiği, davalı tarafından şerhin kaldırılmadığından davacı vekili tarafından 07.07.2023 tarihinde eldeki davayı açtığı, dava açıldıktan sonra davalı tarafından Bağlar Tapu Müdürlüğüne 18.07.2023 tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde konulan şerhin kaldırılmasını talep ettiği, Bağlar Tapu Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 31/b şerhini 26.07.2023 tarihinde kaldırıldığı, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca taşınmazın devrini engelleyecek şekilde, davalı idarenin yazısı üzerine konulmuş olan "satılamaz" şerhinin yer alması ve davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunması, dava açıldıktan sonra davalı idarenin başvurusu üzerine şerhin terkin edilmesi üzerine dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7955, K. 2025/4776, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-7955-e-2025-4776-k-38a5e7867fd8