Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7587 E. 2025/4837 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7587
- Karar No
- 2025/4837
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2920 Esas, 2024/842 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/5 Esas, 2022/268 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 480 ada 54 parsel ve 480 ada 55 parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin diğer hissedarlarla birlikte Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararı ile malik olduklarını, kararın dava konusu taşınmazların İmar ve İskan Bakanlığının 23.03.1976 tarihli ve 850/233 sayılı oluru ile Küçük Sanatkarlar Sitesi olarak kamulaştırılmasına karar verilerek tevhit işlemleri sonucunda 616 parsel olarak tescil edilmesi nedeniyle infaz edilemediğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu Körfez ilçesi 480 ada 54 parselin 01.09.1960 tarihli tespit ile ... kızı .... adına tescil edildiğini, 08.07.1968 tarihli intikâl ve 01.02.1971 tarihli satış ile ... kızı ... adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın 1971-1976 yılları arasında muhtelif intikâl, satış ve hibe işlemlerine tabi tutulduğunu, dava konusu taşınmazların malikleri tarafından tapuda rıza-i ferağ verilmek sureti ile Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne satılarak tescil edildiğini, taşınmazın tapu kaydı üzerinde 02.03.1956 tarihli ve 337 yevmiye ile tesis edilen ihtiyati tedbir şerhinin 23.07.1963 tarihli ve 2561 yevmiye ile terkin edildiğini, taşınmazların idare adına tescil edilmesine engel teşkil eden şerh ve beyan bulunmadığından kamulaştırmasız el atmanın olmadığını, idare tarafından dava konusu taşınmazların tapuda bedelleri ödenerek satın alındığını, davanın 1976-1977 yıllarında bedel karşılığında hisselerini müvekkili idareye satarak paralarını alan kayıt maliklerine ya da taşınmazın dava açıldığı tarihte ve halihazırda kayıt maliki bulunan İzmit Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifine yöneltilmesi gerektiğini, kadastro tespitinde hata yapan kamu görevlilerinin de sorumluluğu olduğundan asıl zararın Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden tahsil edilmesi gerektiğini, kamulaştırma tarihindeki mevzuatın mülkiyet ihtilafını bir engel olarak düzenlemediğini ve idareye bu yönde bir külfet yüklemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı TOKİ Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin hasım mevkiinden yasal olarak çıkartıldığını, taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih değerleme tarihi olarak dikkate alınarak o tarihteki nitelikleri doğrultusunda bedeli belirlenip tespit edilen bu bedelin yurt içi üretici fiyat endeksi tablosundaki oranlar esas alınarak dava tarihi itibarıyla güncellenir hükmünün getirildiğini, aynın ihtilaflı olmasına ilişkin hükümler 2001 yılında eklenmiş olup 1976 tarihinde gerçekleşen dava konusu olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, aynın ihtilaflı olmasının kamulaştırmaya engel bir husus teşkil etmediğini, 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nda aynın ihtilaflı olmasının tescile engel olacağını, mülkiyet ihtilafının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiği, tapulama tutanağına itiraz edenlere kamulaştırma evraklarının tebliğ edilmesi hususlarına yer verilmediğini, dava konusu taşınmazlar şerhsiz, takyidatsız ve kısıtlamasız malikler adına kayıtlı iken bedeli ödenerek satın alınmış olup davanın kabulü halinde bedeli ödenerek satın alınan bir taşınmaz için 45 yıl sonra ikinci bir bedel ödenmesi gerekeceğini ileri belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, davalı TOKİ Başkanlığına karşı açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların tapuda rıza-i ferağ yoluyla satın alınmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, taşınmazın tapu kaydında bulunan 02.03.1956 tarihli ve 337 yevmiye ile tesis edilen ihtiyati tedbir şerhinin 23.07.1963 tarihli ve 2561 yevmiye ile terkin edildiğini ve taşınmazın idare adına tescil edilmesine engel teşkil eden şerh ve beyan bulunmadığının açık olduğunu, dava konusu taşınmazın o tarihte yürürlükte olan mevzuata uygun olarak kamulaştırıldığını, taşınmazın aynının ihtilaflı olmasının kamulaştırmaya engel teşkil etmediğini, dava konusu taşınmazların tapu maliklerinden Tapu Müdürlüğünde yapılan satış işlemi neticesinde bedeli ödenerek satın alındığını, satın alma tarihinde tapu kayıtlarında hiçbir sınırlama ve takyidat bulunmamakta olup tapuya ... ilkesi gereğince müvekkili idareye herhangi bir husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın kabulü hâlinde bedeli ödenerek satın alınan taşınmazın 40 yıl sonra ikinci defa bedelinin ödenmek zorunda kalınacağını, kesinleşen paydaş dosyasındaki bedelin eldeki davaya endekslenmesi suretiyle taşınmaz bedelinin belirlenmesinin hatalı olduğunu, uzlaşmanın dava şartı olduğunu, dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri dikkate alınarak bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, taşınmazlar el koyma tarihinde arazi vasfında olduğundan arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesine göre 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasındaki el atmalarda taraflara öncelikle uzlaşma şartı getirildiği, davaya konu taşınmazın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün 23.03.1976 tarihli Bakanlık oluruna istinaden "Küçük Sanatkarlar Sitesi" yapılmak üzere kamulaştırıldığı; ancak kamulaştırma tarihinde taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olduğu gibi kamulaştırma işlemleri tebliğ edilmediğinden usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi de bulunmadığı, dava konusu taşınmazın 27.04.1977 tarihinde Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği gözetildiğinde el atma tarihinin 1983 tarihinden önce olduğu yönünde yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmediği, davacı tarafın davalı idareye yönelik dava tarihinden önce yapılan uzlaşma başvurusunda da bulunduğu, aynı taşınmazın paydaşları tarafından Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/141 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi sırasında Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarihli ve 2018/9134 Esas, 2019/21098 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere kamulaştırma tarihinde mülkiyeti ihtilaflı olan dava konusu taşınmazın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığı, davacının Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 karar sayılı dosyası ile kadastro tespitine itiraz davası açtığı ve 24.02.2014 tarihinde kesinleşen karar üzerine taşınmazlar üzerinde mülkiyet hakkını kazandığı dikkate alındığında ve davacıya kamulaştırma işlemleri tebliğ edilmediğinden usulüne uygun kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı, davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının sabit olduğu, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 2 uyarınca TOKİ aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilerek, kamulaştırmasız el atma bedelinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik olmadığı, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede dava konusu taşınmazın ulaşım, elektrik, su ve haberleşme gibi tüm altyapı hizmetlerinden yararlandığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında küçük sanayi alanında ve imar yolunda kaldığı, dolayısıyla arsa vasfında değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediği, Mahkemece hükme esas alınan 31.01.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz hakkında daha önce başka paydaşlar tarafından açılıp kesinleşen Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/141 Esas sayılı dava dosyasında belirlenen m² birim fiyatı endekslenmek suretiyle dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla m² birim fiyatının belirlendiği, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması gerektiğinden 31.01.2022 tarihli ek raporun hükme esas alınması doğru değil ise de dava konusu taşınmazın emlak vergilerine esas rayiç değeri 585,71 TL/m² olduğu, somut emsal olarak alınan Kadıköy Mahallesi 786 ada 95 parsel sayılı taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değeri ise 1.225,87 TL/m² olup, yapılan karşılaştırmanın uyumlu ve dava konusu taşınmaz ve emsal taşınmazın kadastral parsel olmaları nedeniyle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmamasının yerinde olduğu, neticeten tespit edilen m² birim fiyatı dikkate alındığında hükme esas alınan ek raporda belirlenen m² birim fiyatının istinaf edenin davalı idare oluşu gözetildiğinde yerinde olduğu kanaatine varılmış, dava konusu taşınmazın başka paydaşlarınca açılan aynı taşınmaza ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2017/2369 Esas sayılı dosyasında incelenen dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak 14.04.2016 tarihi için tespit edilen m² birim değerinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2018/9134 Esas, 2019/21098 Karar sayılı ilâmıyla onandığı gözetildiğinde, belirlenen m² birim fiyatının taşınmazın konumu itibarıyla yerinde olduğu anlaşıldığından, davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.