Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4127 E. 2025/183 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4127
- Karar No
- 2025/183
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/3 Esas, 2023/196 Karar DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vd. DAVA TARİHİ : 08.07.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;... ili,... ilçesi,...Mahalle 102 ada 84 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.05.2014 tarihli ve 2013/242 Esas, 2014/56 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.05.2014 tarihli ve 2013/242 Esas, 2014/56 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalılar ... ve...süresi geçtikten sonra temyiz itirazında bulunduklarından temyiz taleplerinin reddine karar verilerek,davacı idare vekili ve diğer davalıların temyizine gelince; emsal olarak kabul edilen satışlar dava konusu taşınmazdan daha farklı bir mahallede olduğu gibi, yüzölçümleri de dava konusu taşınmazdan çok daha küçüktür. Bununla birlikte dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak kabuledilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas metrekare değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsallerden daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca emsallerin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edildiğinden rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmayıp yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 75,02 m²lik bölümün yüzölçümü ve geometrik durumu gözönüne alındığında bu kısmın da kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 607,64 m²lik kısımda %30 değer kaybı olacağı düşünülmeden, daha fazla değer kaybı veren rapora göre hüküm kurulması hatalı olmadığı gibi taşınmazın kamulaştırılan bölümünün davalılar üzerindeki tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının davacı idare adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2017/879 Esas, 2020/217 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2017/879 Esas, 2020/217 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyasında dava konusu taşınmazın Nisan 2013 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 80,00 TL/m² bozma ilamı öncesi mahkemece verilen ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 08.07.2013 tarihi itibarıyla 75,00 TL/m² bozma ilamı sonrası alınan 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda 85,48 TL/m² 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise...Mahalle 158 ada 2 parsel sayılı taşınmaz emsal olarak kullanılmak suretiyle taşınmazın metrekare birim fiyatının 80,00 TL belirlendiği gözetilmeksizin 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten alınan 25.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda aynı emsal kullanılmak suretiyle, belirlenen 32,17 TL birim fiyatı esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edildiği anlaşılmış olup, dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza aynı emsal kullanılmak suretiyle birbirinden farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlenmesi doğru olmadığı gibi, acele el koyma dosyası ve bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporlarında birbirini teyit eder şekilde dava konusu taşınmazın metrekare sine 80,00 TL ila 85,00TL metrekare birim fiyatı aralığında değer takdir edildiği gözetildiğinde, dava konusu taşınmaza diğer bilirkişi raporlarında tespit edilen metrekare birim fiyatının çok altında olan 32,17 TL/m² birim fiyatı üzerinden değer belirleyen ek bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve inandırıcı bulunmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan ve 7139 sayılı Kanunla Değişik 2942 sayılı Kanun’un 10 ncu maddesinin 8 nci fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 28.09.2023 tarihli ve 2022/3 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmında belirtilen hususlar tam olarak değerlendirilmeden hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, emsal kıyaslamasının hatalı yapıldığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Bir kısım davalılar temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsniteliğindeki ... ili,... ilçesi,...Mahalle, 102 ada 84 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalıların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Yapılan incelemede davacı idare tarafından, dava konusu taşınmazın tamamının kamulaştırılması talep edilmiş olup Mahkemece de taşınmazın tamamının tapu kaydının iptaline karar verildiği halde A harfi ile gösterilen 607.64 m²lik bölüm ile A1 harfi ile gösterilen 75.02 m²lik kısımın tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken bu bölümlerde değer kaybı uygulanması hatalıdır. 5. Dava konusu taşınmazın tespit edilen kamulaştırma bedeli acele el koyma kararı ile belirlenen bedelinin altında olduğundan bu bedele faiz uygulanması yerinde değildir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalılar diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare ve davalı ... vekilleri ile bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının; a) (a) harfi ile gösterilen bölümünden ''610.018,20 TL'' ibaresinin çıkartılması, yerine ''630.498.00 TL'' ibaresinin yazılmasına, b) (d) ve (e) harfleri gösterilen bentlerinin tümüyle çıkartılması, yerine “Dava konusu taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin 630.498.00 TL olarak tespitine, davacı idare tarafından fazla bloke edilen 155.553,20 TL'nin davalı tarafa ödeme yapılmamış ise davacı kuruma iadesine, ödeme yapılmış ise varsa bankadan çekilmesine kadar işlemiş mevduat faizi ile davalı taraftan alınarak davacı kuruma verilmesine”cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 07.01.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararlar tarafların temyizi üzerine Dairemizce özetle; “...arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza aynı emsal kullanılmak suretiyle birbirinden farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlenmesinin doğru olmadığı...” gerekçesi ile iki kez bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi nedeniyle bu defa Dairemizce yapılan inceleme sonucunda özetle; “... taşınmazın tamamının kamulaştırılması talep edildiği hâlde bir kısmı için kamulaştırma bedelinin belirlenmesi, kalan kısım yönünden ise değer azalışı nedeniyle bedele hükmedilmesinin isabetsiz olması ve faiz yönünden düzeltilerek onanmasına” karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamlarına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Dava konusu taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyasında Nisan 2013 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 80,00 TL/m² bozma ilâmı öncesi mahkemece verilen ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 08.07.2013 tarihi itibarıyla 75,00 TL/m² bozma ilamı sonrası alınan 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda 85,48 TL/m², 04.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise...Mahalle 158 ada 2 parsel sayılı taşınmaz emsal olarak kullanılmak suretiyle taşınmazın metrekare birim fiyatının 80,00 TL belirlendiği gözetilmeksizin 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten alınan 25.03.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda aynı emsal kullanılmak suretiyle belirlenen 32,17 TL birim fiyatı esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edildiği, aynı taşınmaz için birbirinden oldukça farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlenmesinin gerekçeleri bilimsel verilerle açıklanmadan çelişki giderilmeden ve kamulaştırılan taşınmaz malikine taşınmazının gerçek karşılığının ödenmesine ilişkin Anayasal ilkeler gözetilmeden karar verilmiş olması isabetli değildir. Ayrıca Daire kararımızın 4 numaralı paragrafındaki neden başlı başına bozma nedeni olup bu hususun Mahkemece düzeltilmesi gerektiğinden kararın BOZULMASI gerektiği düşüncesindeyim, bu sebeplerle Sayın Çoğunluğun DÜZELTİLEREK ONAMA görüşüne katılmıyorum. 07.01.2025