Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4012 E. 2025/1874 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4012
Karar No
2025/1874
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1679 Esas, 2024/308 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/148 Esas, 2022/84 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, 3496 parsel sayılı taşınmazın 738,31 m²'lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların itirazları değerlendirilmeden bloke kararı verilmesinin uygun olmadığını, kamulaştırma bedelinin ihtilafsız olarak belirlenmiş olması gerektiğini, mahkemenin bedel tespitine ilişkin tahkikat işlemlerinin tamamlanmış olması gerektiğini, kesin süre verilmesine yönelik usuli şartların yerine getirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması yönünde 2 kez kesin süre verildiği, 09.11.2021 ve 11.01.2022 tarihli duruşmalarda verilen iki sürenin de ihtaratlı olduğu ve 15 günden az olmadığı, her iki ihtarında davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği görülmüş, davalı vekilinin de Daireye verdiği dilekçeyle istinaf talebinin reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden davanın usulden reddine yönelik verilen karar doğru olup, davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 177 ada 16 parsel olarak yenilendiğini, bilirkişi heyetince objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilen raporda yazılı taşınmazın özelliklerinin, kapitalizasyon faizinin belirlenmesine esas unsurlar olduğu gözetilmeden, bilimsel yolla elde edilen bedele ayrıca %75 objektif değer artırıcı unsur sebebiyle ilave yapılarak kamulaştırma bedelini fazla arttırıldığını, münavebe ürünlerinin resmi verilere uygun alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda ürünlerin en yüksek verimleri esas alınarak tespit yapıldığını, taşınmazın bulunduğu bölgede sulu ve kuru arazide hangi ürünlerin ekilebileceğinin, bunların yıllara göre dekara ortalama verim miktarlarının, yine değerlendirme yılındaki dekar başına üretim masraflarının ve hasat dönemindeki ortalama toptan satış fiyatlarının ilgili kurumlardan sorulması ve arazinin sulama durumunun tutanağa yazılması gerektiğini, arta kalan kısım için değer kaybı hesap edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere ve davalının istinafa cevap dilekçesindeki beyanına göre, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilen yasal süreler içinde mahkemece tespit edilen bedelin depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4012, K. 2025/1874, T. 13.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4012-e-2025-1874-k-92a8d525d55f