Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3373 E. 2025/2537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3373
Karar No
2025/2537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2742 Esas, 2023/2439 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/224 Esas, 2021/494 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.02.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı idare vekili Avukat ... gelmiş, davacılar vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Denizli ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 337 ada 50 parsel sayılı dava konusu taşınmaz henüz tapuya kayıtlı değilken tapulama tutanağında adına vergi kaydı olduğu yazılı olduğu üzere murisleri ...'un fiilen hüküm ve tasarrufunda iken 1956 yılında 4. Er Eğitim Tugayı tarafından Er Eğitim Sahası içerisine alındığını ve murise bedelinin ödenmediğini, daha sonra Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, dava tarihi itibarıyla halen Milli Savunma Bakanlığına ait askeri saha içerisinde olduğu ve davalı idare tarafından kullanıldığından bahisle kamulaştırmasız el atma karşılığının davalı idareden tahsilini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı idare vekili asıl ve birleştirilen davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 337 ada 50 numaralı parselin kadastro tutanağının incelenmesinde taşınmazın hudutlarının 22.10.1965 tarihinde tahdit edildiğini, taşınmazın ilişik vergi kaydına göre ... adına kayıtlı olduğunu ve adına tespiti istenen tapu kaydı bulunmayan bu taşınmazın 15 sene kadar önce terk edildiğini, 1956 yılında da bu yerin 4’üncü Er Eğitim Tugay Komutanlığı tarafından Er Eğitim Sahası içerisine alındığını ve halen aynı maksat ve gaye ile zilyet edinildiğinden görevli bilirkişilerin müşterek beyanlarından anlaşılmış olduğu hususlarının beyan edildiği, “vergi kaydı bulunan zilyetin zilyetliğine ara vermiş olması” sebebiyle şeklinde şerh düşüldüğü ve sonuç olarak taşınmazın Maliye Hazinesi adına tespit edilmesine karar verildiğini, yapılan tespitin kadastro komisyonu tarafından 16.12.1967 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, davacının işbu davayı açmakta taraf ehliyeti olmadığını, hukuki menfaatinin bulunmadığını, davanın esasına girilmeden bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, davacının kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak taleplerini ileri sürmesinin hak düşürücü süreye uğradığından hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda lehlerine taşınmazların murisleri ... adına ... mevkii 870 sıra 47/2 vergi kaydının belge olarak uygulandığını, davalı idare tarafından taşınmaza 1965 tarihli kadastrodan sonra el atıldığını, davaya konu taşınmaz ile aynı paftada yer alan ve çevresindeki 337,334 ve 335 adalarda bulunan taşınmazlar 1965 yılında kadastro yapılırken tapusuz taşınmazların tamamına yakını "1956 yılında 4. Er eğitim tugayı tarafından er eğitim sahası içine alınmış" gerekçesi ile Hazine adına tescil edildiğini, ancak tamamının maliklerinin adına tescil edildiğini ve 1973 yılında kamulaştırma işlemlerinin yapıldığını, dava konusu taşınmazın yanındaki tapulu taşınmazların 1973 yılında kamulaştırıldığını fakat 337 adanın ortasında kalan davaya konu taşınmaza 1956 yılından önce fiilen el atıldığını, İlk Derece Mahkemesince tapu kayıtlarının istenmediğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunda hava fotoğraflarının 2021 yılında dahi parselde ve parsel çevresinde hiçbir tesis, bina ve işlem yapılmadığını, Anayasa Mahkemesi kararları ve Yargıtay kararlarının resen gözönüne alınmasının gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; dava konusu 337 ada 50 numaralı parselin kadastro tutanağının incelenmesinde, taşınmazın hudutlarının 22.10.1965 tarihinde tahdit edildiği, taşınmazın ilişik vergi kaydına göre, ... adına kayıtlı olduğu ve adına tespiti istenen tapu kaydı bulunmayan bu taşınmazın 15 sene kadar önce terk edildiği, 1956 yılında da bu yerin 4’üncü Er Eğitim Tugay Komutanlığı tarafından Er Eğitim Sahası içerisine alındığı ve halen aynı maksat ve gaye ile zilyet edinildiğinden görevli bilirkişilerin müşterek beyanlarından anlaşılmış olduğu hususlarının beyan edildiği, “vergi kaydı bulunan zilyetin zilyetliğine ara vermiş olması” sebebiyle şeklinde şerh düşüldüğü ve sonuç olarak taşınmazın Maliye Hazinesi adına tespit edilmesine karar verildiği, yapılan tespitin kadastro komisyonu tarafından 16.12.1967 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, davacı tarafın bu davayı açmakta taraf ehliyetinin ve hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasına talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili davaları ancak mülkiyetinin davacıya ait olduğu tapu kaydı veya mahkeme kararı ile sabit olan taşınmazlar için açılabilir. 3.Dosya içindeki bilgi ve belgelere,kararın dayandığı gerekçeye göre; davalı idarece dava konusu taşınmaza fiilen el atılmış ise de dava konusu taşınmazın kesinleşen kadastro tespiti ile Maliye Hazine adına tespit gördüğü ve halen de tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla davacıların davada aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aleyhine temyiz olunan davalı idare yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3373, K. 2025/2537, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3373-e-2025-2537-k-6ca482725bbf