Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3306 E. 2025/3631 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3306
- Karar No
- 2025/3631
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/47 Esas, 2023/990 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.03.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davalı vekili Avukat ... ... gelmiş, davacı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ..., ... 415 ada 29 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'da belirtilen esaslar dikkate alınarak dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.02.2015 tarihli ve 2014/46 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu; alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, genel sözlerle değerlendirme yapılarak kamulaştırma bedelinin tespit edildiği, acele kamulaştırma dosyasında ödenen bedel dışında kalan ek bedele işletilecek faizin başlangıç tarihinin hükümde açıkça yazılmamış olduğu, ek bedel için faize hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ek bedelin yasal faizinin davacı kurumdan veya TOKİ'den talep etmelerine şeklinde hüküm kurularak infazda tereddüt meydana getirecek şekilde karar verilmiş olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Karar ve İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 09.04.2018 tarihli ve 2016/575 Esas, 2018/153 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. Taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairece yapılan inceleme sonucu; alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, uygun emsallerin seçilmediği, düzenleme ortaklık payı hususunun değerlendirilmediği gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Üçüncü Karar ve Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin 16.09.2021 tarihli ve 2019/539 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. Taraf vekilleri temyiz istemi üzerine Dairece yapılan inceleme sonucu; dosyadaki çelişkili imar belgelerine rağmen eksik inceleme ile gerekçesi açıklanmadan dava konusu taşınmazın imar parseli olması ve kadastro parseli olması ihtimallerine göre terditli rapor hazırlayan bilirkişi kurulu raporunun imar parseli olarak hazırladığı bedele itibar edilerek hüküm kurulduğu, Mahkemece verilen hüküm Dairemiz bozma kararı ile ortadan kalktığından yeniden tescil hükmü kurulmadığı, faiz hükmünün hatalı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı rapora göre değer biçildiğini, belirlenen bedelin uygun olmadığını ve kararın belirsizlikler içerdiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini, emsal kıyaslamasının yetersiz olduğunu, uygun emsal alınmadığını, taşınmazın bulunduğu konum ve ana merkezlere yakınlığı dikkate alındığında çok daha değerli olduğunu, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, iade edilecek bedel açısından karar kesinleştiğinde iade edileceğine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmaz üzerindeki yapıya resmi birim fiyatları esas alınarak, ağaçlara maktuen değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Fazla ödenen bedelin iadesine ilişkin hükmün hatalı olarak kurulması doğru görülmemiştir.
5. Hükmedilen bedelden acele el koyma dosyasında hükmedilen bedelin mahsubu ile fark bedele 29.05.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 25.02.2015’e kadar yasal faiz işletilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt uyandıracak şekilde faiz hükmü kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (3) üncü bendin çıkartılması, yerine "Hükmedilen bedelden acele el koyma dosyasında hükmedilen bedelin mahsubu ile fark 120.694,52 TL bedele 29.05.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 25.02.2015’e kadar yasal faiz işletilmesine" cümlesinin yazılması,
b) (4) numaralı bedinin çıkartılması, yerine "İlk ve üçüncü karar ile hükmedilen, fazla yatan toplam131.233,99 TL fark bedel davalı tarafa ödenmemiş ise işlemiş nemaları ile birlikte ilgili bankadan, ödenmiş ise davalı tarafça çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.