Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14186 E. 2025/9954 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14186
Karar No
2025/9954
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/9 Esas, 2021/598 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 209 (yenileme sonrası 121 ada 200) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.03.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.03.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... oğlu ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davanın açıldığı 2014 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca henüz 2014 yılına ait verilerin oluşmadığı gerekçesi ile taşınmazın değerlendirilmesinde 2013 yılı verilerinin esas alınması suretiyle belirlenen kamulaştırma bedeline yıllık enflasyon farkı eklenerek bulunan yeni kamulaştırma bedeline hükmedilmesi ve dava konusu taşınmaz üzerinde 93 adet zeytin ağacı bulunmaktadır. Bu zeytin ağaçlarının kapladığı alanın kapama zeytin bahçesi, kalan kısmın ise kuru tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekirken, taşınmazda buğday-fiğ münavebesi yapılmak suretiyle zeytin ağaçlarına maktuen ayrıca bedel belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar Mahkemenin 19.07.2018 tarihli ve 2016/295 Esas, 2018/252 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 19.07.2018 tarihli ve 2016/295 Esas, 2018/252 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... oğlu ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğine göre bulunduğu yörede yaygın olarak uygulanan münavebe sistemi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorulup, değerlendirme tarihi itibarıyla resmi veriler de dikkate alınarak tespit edilecek münavebe sistemine göre taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken, münavebe uygulanmaksızın sadece buğday ürünü nazara alınarak hesap yapan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması, dava konusu taşınmaza bozma öncesinde mahkemece kapitalizasyon faiz oranının %6 alındığı ve bu hususta bozma yapılmadığı halde, bozmadan sonra, kapitalizasyon faiz oranını %5 uygulamak ve davacı idare yararına usuli kazanılmış hak gözetilmemek suretiyle fazlaya hükmedilmesi, davalı ... oğlu ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım dahili davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalı ...'ın payının hesaplanması, ilk kararı temyiz etmeyen dahili davalılar yönünden de önceki karardaki miktarla sınırlı olarak hüküm kurulması gerektiğini, bu hususun hem kuru tarım arazisi olarak esas alınan arazi kısmı hem de kapama zeytin alanı olarak esas alınan arazi kısmında sadece temyiz eden davalı ...'ın payı kadar dikkate alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edilerek ilk kararı temyiz etmeyen pay sahibi olan ... mirasçıları dahili davalılar ..., ... ve ...'ın payları da dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, kapama zeytin bahçesi olarak hesaplanan alanın fazla olduğunu, taşınmaz tarım yapmaya elverişli olmadığı gibi yıllarca da atıl olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırma bedeli 138.598,09 TL olarak belirlendiği halde mahkemece davalı ... mirasçıları yönünden 88.471,78 TL’den hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ağaçların bedelinin eklenmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bedelin düşük hesaplandığını, objektif değer artışının hesaplanmadığını, komşu parsellerin bedelinin daha yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kısmen tarım arazisi kısmen kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Bozma sonrası verilen kararda yeniden tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (6) nolu bendin hükümden çıkartılması, yerine "... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 121 ada 200 (eski 209) parsel sayılı taşınmazın ... tarafından tanzim edilen 17.12.2014 havale tarihli bilirkişi raporuna ek krokide sarı renk ile taralı (B) harfi ile gösterilen kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare ve davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14186, K. 2025/9954, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14186-e-2025-9954-k-d985d7babe47