Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14125 E. 2025/10710 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14125
Karar No
2025/10710
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1616 Esas, 2024/1866 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/307 Esas, 2024/81 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyü 1407-1408-1409-1585-1582 parsel sayılı taşınmazların müvekkiline ait olduğunu, işbu taşınmazlar için DSİ Genel Müdürlüğü tarafından "... Projesi ... Barajı Göl Sahası 50 Kotu İnşaatı" işi kapsamında kalması sebebiyle kamulaştırma kararı alındığını, kamulaştırma kararı alındığı tarihte dava konusu taşınmazlar üzerinde ve altında müvekkil ...'a ait olan ... ruhsat nolu kömür işletmesi mevcut olup o tarihte maden ocağı şeklinde tasarruf edildiğini, kamulaştırma kararından sonra ise Kamulaştırma Kanunu'nun 8 nci maddesine göre anlaşma sağlanamadığından dolayı davalı idare kamulaştırma bedelinin tespiti ile tescili talepli olarak her bir taşınmaz için ayrı ayrı olmak üzere Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/338, 2011/339, 2011/340, 2011/342 Esas sayılı dosyaları ile dava açtığını, bu dosyalar daha sonra 2011/339 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesinin iki ayrı mahkemeye bölünmesi neticesinde 2011/339 Esas sayılı dosyası Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas sayılı dosya numarası aldığını, Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas, 2014/129 Karar sayılı kararında kamulaştırma bedelinin tespiti ile tescil davasında dava konusu taşınmazlar başında iki defa keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, keşif ve bilirkişi raporları sonucunda, Mahkeme tarafından kamulaştırma bedelinin tespit edildiğini ve 3.132.416,30 TL olarak belirlenen kamulaştırma bedelini yatırması için DSİ Müdürlüğüne 15 gün süre verildiğini, davalı idarenin kamulaştırma bedelini süresi içerisinde depo etmediğini ve ayrıca bu bedeli yatıramayacaklarını beyan ettiklerini, kısacası dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin mahkeme tarafından belirlendiğini, 3.132.416,30 TL olan kamulaştırma bedelinin Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, bu arada davalı idarenin mevcut davalar devam ederken taşınmazlara girerek baraj inşaatına devam ettiğini, müvekkilinin taşınmazları kullanmasını ortadan kaldırdığını ve taşınmazlara fiilen kamulaştırmasız el konulduğunu, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere davalı idare tarafından baraj inşaatını yaparak fiilen taşınmazlara kamulaştırmasız el atılmış olduğundan Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas, 2014/129 karar sayılı kararında dosyasında belirlenerek kesinleşen kamulaştırma bedeli olan 3.132.416,30 TL'nin 02.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde yer alan 1407, 1408, 1409, 1582, 1585 parseller için müvekkil idare tarafından Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2013/21 Esas sayılı Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil davasında kanuna aykırı olarak belirlenen kamulaştırma bedeli ile ilgili olduğunu, adı geçen davada bilirkişilerde hazırlanan raporun Anayasa'nın 168 nci maddesinde açıkça belirtilmiş olan "Tabi servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için gerçek ve tüzel kişilere devredebilir." hükmüne ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7 nci maddesinin 15 inci fıkrasında "Madencilik faaliyetleri ile devlet ve il yolları, otoyollar, demiryolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar kurul tarafından verilir." 19 ncu fıkrasında ise "..Ayrıca yatırımlar nedeniyle Kurul kararıyla faaliyeti kısıtlanan maden işletmecisinin yatırım giderleri, lehine karar verilen tarafça tazmin edilir." şeklinde hükümlerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bilirkişiler kanuna uygun hesaplama yapmayıp kömür rezervine ilişkin 1 yıllık net karı "kamulaştırma bedeli" olarak hesapladıklarını, müvekkilinin idare kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen ön değerin 257.634,03 TL, bilirkişilerce kanuna aykırı olarak belirlenen bedel ise 3.132.416,30 TL olup iki bedel arasında fahiş farklılıklar olduğunu, taşınmazlar üzerinde yer alan maden ocağına ilişkin olarak verilen Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas, 2014/129 Karar sayılı kararı dosyasında mevcut Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının 16.04.2012 tarihli ve ... nolu kurul kararı ile "... ... barajı Projesi lehinde işlem yapılmasında kamu yararı görülmüş, yatırımın gerçekleşmesi halinde maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geleceğinden, s:... (... nolu ruhsat sicil:...) ve s:... sayılı ruhsat sahalarının bu alandaki faaliyetlerinin kısıtlanmasına, yatırım giderlerinin proje sahibi DSİ Genel Müdürlüğü tarafından karşılanmasına ve ... Genel Müdürlüğü tarafından gerekli işlemlerin yürütülmesine karar verildiğini, kanun gereği yatırım bedelini belirleme görevinin ... Genel Müdürlüğü'ne verildiğini ve kanuna uygun olarak ... tarafından belirlenen 389.950,99 TL yatırım bedelinin müvekkil idare tarafından davacının vergi dairesine olan 2.345,81 TL borcu kesildikten sonra geriye kalan 387.605,18 TL'nin davalı adına 03.04.2014 tarihinde ... İş Bankası Şubesi'ne yatırıldığını, madenlerin yasa gereği devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, bulundukları arzın mülkiyetine tabi olmadığı hususları göz ardı edildiğini, bilirkişilerce devlete ait olan çıkarılmamış kömür rezervine ait değer tespiti yapıldığını, kaldı ki dava konusu taşınmazların ... Barajı'nın rezervuar alanında kalmakta olduğunu, 50 metre kotunda su altında kalacağını, halihazırda baraj inşaatının devam ettiğini, bu yüzden barajda su tutulmadığı için dava konusu taşınmazlarda fiilen el atma bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olup arzın mülkiyetine tabi olmadığını, yatırım giderlerinin ayrıca ödendiğini, bedelin yüksek hesaplandığını, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi gerektiğini, ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından kamulaştırmasız el atılan dava konusu taşınmazlara kömür üretimi yapılan maden ocağına ait işletme ruhsatı ve işletme izni sınırları içerisinde kalan ve maden üretimine elverişli olan taşınmazlara maden sahası olarak değer biçilip tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür 2. Dava konusu taşınmazların dava tarih itibarıyla maden ruhsatı ve ruhsat işletme izni verilen bölgede kalıp kalmadığının ilgili idarelerden sorulduktan ve işbu dava konusu taşınmazların maden işletme ruhsat ve izni verilen yer içerisinde kalıp kalmadığı hususu fen bilirkişisinin krokili raporunda işaretlettirilmek suretiyle tespit edildikten sonra, sonucuna göre işbu taşınmazlar dava tarihi itibarıyla maden ruhsatı ve işletme izni verilen bölüm içinde ve maden üretimine elverişli iseler, resmî kurumlardan (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, vs.) maden işletmesine ilişkin resmi veriler de getirtilip, denetime elverişli rapor alınarak, maden ruhsatı ve işletme izni verilen bölüm dışında maden üretimine elverişli olmayan alan olarak tespit edilirse tarım arazisi olarak getireceği net gelire göre hesaplama yapılarak değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden soyut ve yetersiz bilirkişi raporu ile eksik inceleme ile hüküm kurulması, bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14125, K. 2025/10710, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14125-e-2025-10710-k-ee83f2409b1e