Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14111 E. 2025/10957 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14111
- Karar No
- 2025/10957
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/509 Esas, 2024/1954 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/42 Esas, 2022/726 Karar Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, ... Mahallesi kök 1507 parsele ilişkin Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/495 Esas, 1988/1343 Karar sayılı dosyasında dava dışı ... ve ...'a ait hisselerin 1/2'sinin müvekkili ...'nın adına tesciline hükmedildiğini, müvekkilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 705 inci maddesinde yer alan tescilsiz iktisap hükümleri uyarınca bu hisselerin maliki olduğunu, kök 1507 parselden ifraz ile oluşan 1532, 1533, 1534, 1535, 1543, 1544 parseller ile 55 ada 1 parsel, 62 ada 1 parsel, 66 ada 1 parsel, 72 ada 1 parsel, 202 ada 1 parsel, 203 ada 5 parsel ve 206 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda davalı idare ile birleşerek kapatılan ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılan imar uygulaması nedeniyle payların bedele dönüştürüldüğünü belirterek, bedele dönüştürülen müvekkilinin payına takdir edilen bedelin artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 07.09.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci madde uyarınca hesaplama yapılmasını, imar planı ve imar uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve artırılan bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, harç ve vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, imar planı ve imar uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, imar uygulamasının tapuda tescil edildiği tarihteki nitelikleri esas alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, emsal alınan 1314 parsel sayılı taşınmazın akaryakıt istasyonu olduğunu, ticari amaçlı satışlarının emsal alınmasının doğru olmadığını, faiz başlangıç tarihinin karar tarihi olması gerekirken dava tarihi olarak belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle tespit edilen ipotek bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosunun dava tarihine güncellenerek ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmesi doğru olduğu gibi, 4721 sayılı Kanun'un 705 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme karşısında mülkiyetin davacı tarafça tescilsiz olarak iktisap edildiği, dolayısıyla bu tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulünün gerektiği, işbu davada uzlaşmanın dava şartı olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi gereğince hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işleminin mal sahibi için noter marifetiyle yapılan tebligatla başlayacağı, imar uygulaması sonucu bedele dönüştürme işleminin ilgili idarece, davacıya noter aracılığıyla tebliğ edilmediği, ayrıca 2942 sayılı Kanun'da değişiklik yapan ve 24.04.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4650 sayılı Kanun ile bu tür davalarda süre öngörülmediğinden hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği nazara alındığında davacı tarafın dava açma hakkı bulunduğu, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda ... Mahallesi 1294 parsel sayılı taşınmazın 29.09.1998 tarihinde satışının emsal alındığı ve tapu müdürlüğünce gönderilen belgelere göre satış bedelindeki çelişkinin giderildiğinin açıkça belirtildiği, dava konusu bir kısım taşınmazın başka paydaşları tarafından açılan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararlara göre belirlenen metrekare birim bedelinin adil ve hakkaniyetli olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına idarece takdir edilen karşılığının artırılması istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, ... Mahallesi 1532, 1533, 1534, 1535, 1543, 1544 parseller ile 55 ada 1 parsel, 62 ada 1 parsel, 66 ada 1 parsel, 72 ada 1 parsel, 202 ada 1 parsel, 203 ada 5 parsel ve 206 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci madde uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.