Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14100 E. 2025/10344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14100
Karar No
2025/10344
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/163 Esas, 2024/144 Karar KARAR : Ret/Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve dahili davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, ..., ... Mahallesi 1375 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar süresi içinde cevap dilekçesi vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.12.2010 tarihli ve 2010/1000 Esas, 2011/427 Karar sayılı kararı ile davalıların isimlerinin malik hanesinde bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/19335 Esas, 2014/17944 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın malik hanesinin boş olduğu, tapulama tutanaklarının incelenmesinde Hazine adına tespit edildiği; ancak bu parsel hakkında ... tarafından 20 seneden fazla zilyet olduğunu belirterek itiraz dilekçesi verildiği, komisyon tarafından şartlarını taşımadığı açıklanarak itirazının reddine, Hazine adına tesciline ve Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açabileceğine karar verildiği, ancak akıbetinin belli olmadığı belirtilerek dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespitine karşı dava açılıp açılmadığı araştırılarak, hiç dava açılmamışsa Hazine adına tespit yapıldığı dikkate alınarak tescilinin sağlanmasından sonra Hazinenin, dava açılmış sonuçlanmamışsa mülkiyet ihtilafına ilişkin bu davanın tüm taraflarının, dava kesinleşmişse malik olarak belirlenenin eldeki bu davaya davalı olarak dahil edilmeleri gerekirken bu şekilde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Karar ve İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 29.09.2021 tarihli ve 2015/801 Esas ve 2021/375 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş olması nedeniyle Maliye Hazinesi yönünden dava kabul edilmiş; ancak daha önce davada taraf olarak gösterilen davalıların davada taraf sıfatları kalmadığı gerekçesiyle gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, haklarında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. 2.Mahkeme kararının davacı idare ve dahili davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ..., ..., ..., ... ve ... ile aşamalarda davaya dahil edilen dahili davalıların karar başlığında gösterilmemesi ve haklarında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması ve Mahkemece verilen ilk kararın bozma ile ortadan kalktığı gözetilmeksizin tescile yönelik hüküm kurulmaması da doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. C. Bozmaya Uyularak Mahkemece verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Hazine dışındaki davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazine yönünden kabulü ile ... Mahallesinde kain 3694 ada 3 parsel (eski kayıt:1375 ada - 13 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin Hazineye ödenmesine, eski 1375 ada 13 parsel (yeni 3694 ada 13 parselin fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 30.06.2011 havale tarihli içeriğinde ölçülü krokide bulunan hususlarda dikkate alınarak davalı adına kayıtlı hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile dahili davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin yüksek belirlendiğini, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin gerçek değerinin çok altında olduğunu, ayrıca 23 üncü madde gereğince ve 30 uncu madde gereğince herhangi bir hüküm ve tapuya şerh verilmesi hususunun kararda yer almadığını, beyanlar hanesine şerh verilmesini, Hazinenin tapu maliki olduğundan davalı sıfatıyla karara eklenerek davacı tarafa vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Eskişehir ili, ..., ... Mahallesi 1375 ada 13 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir. 3 Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ile dahili davalı ... vekilinin görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14100, K. 2025/10344, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14100-e-2025-10344-k-3d3fdba62e40