Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13863 E. 2025/10145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13863
Karar No
2025/10145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1991 Esas, 2024/1673 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/692 Esas, 2024/508 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesine dayalı munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 335 parsel ve 435 parsel sayılı taşınmazlarda, davalı idarenin baraj çalışmaları nedeniyle tasarruf imkanı kalmadığı için kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı açtıkları tazminat davasında Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli ve 2016/521 Esas, 2021/344 Karar sayılı karar ile 139.892,65 tl'nin dava tarihi olan 19.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, davalı idarenin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesinin 2021/776 Esas, 2023/316 Karar numaralı kararı üzerine kararın kesinleştiğini, Mahkeme kararına rağmen davalı idarece ödeme yapılmaması nedeniyle hükmedilen tazminat alacağının tahsili için Büyükçekmece 1. İcra Dairesinin 2023/7101 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlattıklarını, davalı idarece 13.10.2023 tarihinde asıl alacak, işlemiş faiz ve masraflar için 275.022,53 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, dava tarihi 19.10.2016 ile ödeme tarihi 13.10.2023 arasında 7 yıl geçtiğini, alacağına geç kavuşulduğunu, bedele hükmedilen faizin de süreç içerisinde paranın reel alım gücünde meydana gelen zararı karşılamaya yetmediğini, bu sebeple munzam zarar oluştuğunu ileri sürerek geç ödemeden oluşan munzam zararının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle hesaplanan bedelin enflasyon nedeniyle eridiğini, yasal faizin yetersiz olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, geç ödeme nedeniyel munzam zararın oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahekemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi halinde temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığının yasal bir karine olarak kabul edildiğini, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağının yasal olarak mevcut olmadığını, davacı açısından munzam zarara hükmedilebilmesi için davacının zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu, maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığı belirtilerek munzam zarar talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken dava açıldığı tarihte yürüklükte bulunan hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13863, K. 2025/10145, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13863-e-2025-10145-k-2ab32ffda1f9