Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13785 E. 2025/11258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13785
Karar No
2025/11258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/680 Esas, 2024/1471 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/272 Esas, 2021/387 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisilin tahsili için açılan asıl davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararın kesin olduğu gerekçesiyle 14.11.2024 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; hükmedilen ecrimisil miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. Buna karşın, hükmedilen tazminat bedelinin toplamı üzerinden yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tazminat bedeli yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 14.11.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından bahisle, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle davacı tarafından davalı idare aleyhine açılan Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılarak Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından 16/06/2020 tarih ve 2020/75 Esas, 2020/421 Karar sayılı kararının verildiğini, temyiz incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin kararı Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 13.04.2021 tarihli ve 2020/11198 Esas, 2021/5377 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, talebe bağlı kalınarak kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden 696.000,00 TL, ecrimisil tazminatı yönünden 2.000,00 TL yönünden hüküm kurulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 19.824,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ilk dava tarihi olan 22.02.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte, 55.528,00 TL ecrimisil tazminatının hesaplandıkları dönem sonlarından itibaren hesaplanacak kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte davalı idareden tahsil edilerek taraflarına ödenmesine, yargılama giderlerinin yapıldığı tarihten, harçların ise ödendiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsil edilerek taraflarına ödenmesine, nisbi vekâlet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı vekiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile ecrimisil yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 19.824,00 TL tazminat bedelinin ise ilk dava tarihi olan 22/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın kamulaştırmasız el atma nedenli tazminat ve ecrimisil istemiyle açılıp biten ana davada saklı tutulan tazminat ve ecrimisil tutarlarının tahsiline istemine ilişkin olarak açılan ek dava olduğunu, davanın kısmi dava olmayıp belirsiz alacak davası olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ecrimisil taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava açmadan önce uzlaşma başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, davacı tarafından talep edilen kamulaştırma tazminatının fahiş tutarda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk davadaki fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması halinde ek dava açılmak suretiyle fark bedelin tahsilinin istenebileceği hüküm altına alınmış olup, istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesine ait ek davada kamulaştırmasız el atma tazminatı fark bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu ancak; açılan iş bu ek davada davalı idare vekili süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davanın 22.02.2012 tarihinde açılmış olup, ilk dava tarihinden geriye doğru beş yıllık ecrimisil isteminde bulunulduğu ve talep edilen ecrimisil yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve 2020/11290 Esas, 2021/7459 Karar sayılı kararı) dikkate alındığında, mahkemece, 22.02.2012 tarihinden önceki dönem için ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiş, ayrıca; ek karara karşı sunduğu temyiz dilekçesinde; kararın kesin nitelikte olmadığını, enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan kısmın tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle davacı tarafından davalı idare aleyhine açılan kısmi davada, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 696.000,00 TL tazminat ve 2.000,00 TL ecrimisil talep edildiği, kamulaştırmasız el atma nedeniyle toplam tazminat bedeli 715.824,00 TL olarak tespit edilip taleple bağlı kalınarak 696.000,00 TL üzerinden hüküm tesis edildiği, işbu kararın taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin temyiz incelemesinden geçerek 13.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Vekilinin Ecrimisil İstemine İlişkin Temyizi Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.11.2024 tarihli ek kararın ecrimisil istemi yönünden ONANMASINA B. Davacı Vekilinin Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.11.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13785, K. 2025/11258, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13785-e-2025-11258-k-ec12a092e1e6