Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13382 E. 2025/10164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13382
- Karar No
- 2025/10164
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/445 Esas, 2024/21 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sinop ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 228 ada 38 ve 39 (yeni 799 ada 29 ve 30 parseller) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini, kabul edilmemesi halinde gerçek değerin tespitini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.2015 tarihli ve 2013/179 Esas, 2015/589 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazlarda bulunan yapılar, su tankı ve makinelere 14.05.2015 tarihli rapor doğrultusunda değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak; bilirkişi kurulunda görevli 4 bilirkişi, emsal incelemesi ile taşınmazın m² birim bedelini 9.114,98 TL, bir bilirkişi de aynı emsali inceleyerek 2.995,00 TL olarak tespit etmiş olup, aynı bilirkişi kurulunda görevli bilirkişiler iki ayrı metrekare birim bedeli belirlediklerinden ve emsal alınan taşınmaz kamulaştırmaya konu edilmiş olup özel amaçlı satış olduğundan raporlar hüküm kurmaya elverişli olmadığından, bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve belediye, adliye, hükümet konağı, okul, hastane gibi yerlere olan mesafesini de gösterir krokisi fen bilirkişisine işaretlettirilip, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi taşınmazın bulunduğu mahallenin infazı zorlaştırıcı şekilde hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi, taşınmazın tescili için gerekceli karardan bir örneğin ilgili Tapu Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, davacı idarece bloke edilen bedelden daha aza hükmedildiği halde, fazla bloke edilen bedelin iadesi yönünde hüküm kurulmaması gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.12.2017 tarihli ve 2016/439 Esas, 2017/644 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi kurulunca emsal alınan 228 ada 42 parsel sayılı taşınmazın satışı kamulaştırma yolu ile satış olduğundan 337 ada 224 parsel sayılı taşınmaz ise başka mahalleden büyük yüzölçümlü ve yapı kooperatifine satış olduğundan emsal alınamazlar ve ayrıca bozmadan önce hükme esas alınan bilirkişi raporundaki belirlenen m² değeri ile bozma sonrası alınan rapordaki m² değeri arasındaki fahiş fark esas alındığında rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından, bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporların hükme esas alınacak mahiyette bulunmadığını, aynı mahiyetete rapor verildiğini, çelişkilerin giderilmediğini, yeni çelişkilerin yaratıldığını, tek emsale göre değerlendirme yapıldığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, dava konusu taşınmazın imarsız kabul edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.