Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13323 E. 2025/10355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13323
Karar No
2025/10355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/282 Esas, 2024/1494 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/385 Esas, 2022/535 Karar Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeni ile uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi, 13500 ada 4 parsel sayılı taşınmazda malik iken 24.07.2018 tarihinde bu taşınmazda bir mülkiyet ve hisse düzeltmesi yapıldığını, davacının taşınmazının yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek oluşan eksikliğin tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça zamanaşımından kaçınmak amacıyla belirsiz alacak ve tespit davası açıldığını, açılan tazminat davalarının niteliği gereği belirsiz alacak ve tespit davası olarak açılamayacağından davacı tarafın davasının hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken aksi yönde verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu, davacının yetkili vekilinin talebi ile yapılan düzeltme nedeni ile herhangi bir zarar doğmuş dahi olsa kendi kusurlu davranışı sonucu sebebiyet verdiği durum nedeniyle tazminat talep edebilmesinin de mümkün olmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporunun söz konusu içtihatlara uygun olarak tanzim edilmediği taşınmazın arazi vasfında olduğu hâlde, arsa olarak değerlendirme yapıldığını, taşınmazın düzeltme işleminin yapıldığı 24.07.2018 tarihinde tarla niteliğinde olduğunu ve hesaplamaların bu tarih esas alınmak sureti ile yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz hakkında tarla olarak değerlendirme yapılması ve buna göre bedel tespit edilmesi gerektiğini, açık, net, denetime elverişli ve kanunun amir hükümlerine uygun olarak tanzim edilmeyen bilirkişi raporu sonucu fahiş değer tespiti yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu kaydını satın aldığı 17.01.2017 tarihinde taşınmaza ait tapu kaydında hisse hatası olduğuna ilişkin belirtme bulunmadığı, bu belirtmenin 31.01.2017 tarihinde şerh verildiği, davacı tarafından tapu sicilinin hisse miktarları yönünden hatalı olduğu ve düzeltmenin yapıldığı 24.07.2018 tarihi itibariyle davacının zararın doğduğu, tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı gerçek zararın taşınmazın arsa vasfında olduğu belirlenmek suretiyle emsal mukayese yöntemi ile belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz itirazında bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13323, K. 2025/10355, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13323-e-2025-10355-k-9de4eccd2a18