Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12906 E. 2025/9822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12906
- Karar No
- 2025/9822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2509 Esas, 2024/2452 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kesinleşen mahkeme kararı nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davası sonucunda oluşan münzam zararın tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinin bbb 4.İcra Müdürlüğünün bbb Esas sayılı dosyası üzerinde yapılan cebri ihale işlemi sonucu edinmiş olduğu taşınmazın tapusunun mahkeme kararı yoluyla iptal edildiğini, müvekkilinin inşaat yapmak amacıya satın aldığını, tapusu elinden alınan arsa üzerine 10 dairelik bir inşaat yapıldığını, bu hesaplama ile 15.000.000,00 TL ve daha üzerinde bir gelirden mahrum kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminatın zamanaşımna uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın daha önceden açılan tazminat davasında karşılanamayan ek zararların tahsili davası olduğunu, asıl davanın kesinleşmesinden sonra eldeki davanın süresinde açıldığını, tapunun iptaline karar verilmesi sonrasında açılan tazminat davasının kesinleşmesiyle zararın anlaşıldığını, ancak müspet zararın henüz tazmin edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/634 Esas, 2009/546 Karar sayılı tapu iptal tescil davasının Yargıtay denetiminden geçerek 28.10.2010 tarihinde kesinleştiği, bu şekilde, davacı tarafın cebri ihale yoluyla edinmiş olduğu ..., ... Mahallesi 361 parsel sayılı taşınmazın mülkiyet hakkını kaybettiği görüldüğü, davalı taraf süresi içerisinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde zaman aşımı süresinde bulunduğu, bu durumda, mülkiyet hakkının kaybedildiği sözü geçen tarihten itibaren eldeki davanın açıldığı 22.11.2022 tarihi itibarıyla on yıllık olağan zaman aşımı süresi geçtiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca açılan davada kesinleşen karar nedeniyle oluşan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiğini, kanıtlanacak olgular, ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarar olup eldeki dosyada, davacının da uğradıklarını iddia ettikleri zararlarını ispat edemedikleri anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen itirazların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.