Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12900 E. 2025/4267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12900
Karar No
2025/4267
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1590 Esas, 2024/1734 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/289 Esas, 2024/291 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, ..., ... köyü 145 ada 34 parsel ve 251 ada 22 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen bedelin uygun olduğunu, dava konusu 251 ada 22 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu 145 ada 34 parsel sayılı taşınmazda kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınıp buna göre değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alınmak suretiyle objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, kamulaştırmadan arta kalan alan için değer azalışı uygulanmaması gerektiğini, tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gelibolu Belediye Başkanlığının 20.04.2021 tarihli cevabi yazısında dava tarihi itibarıyla dava konusu 251 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı içinde bir kısmının günübirlik tesis alanında, bir kısmının park alanında, bir kısmının da imar yolunda kaldığı, plana ilişkin askı sürecinden sonra 10.09.2020 tarihinde itirazların reddedilmiş olduğunun belirtildiği, aynı yazıda uygulama imar planının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 23.02.2020 tarihli ve 74654 sayılı kararı ile onaylandığının anlaşıldığı, bu durumda her ne kadar 10.09.2020 tarihli kesinleştirme tarihinden önce işbu dava açılmışsa da imar işleminin hukuki sonuçlarının 23.02.2020 tarihinden itibaren oluştuğunun kabulünün gerektiği, arsa vasfındaki dava konusu 251 ada 22 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibari ile doğru olduğu gibi, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre belirlenen bedelin adil ve makul bulunduğu, kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu 145 ada 34 parsel sayılı taşınmaza resmî veri listesi esas alınarak yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilerek, kuru arazi olması sebebiyle %5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli bulunduğu, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği, davacı idare vekilinin kararı uygulanan faiz yönünden istinaf ettiği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzunca fıkrasında düzenlenen faiz ile ilgili hükmün Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan kararıyla iptal edildiği, Yargıtay uygulamasına göre bu iptal kararının 01.08.2023 tarihi öncesi açılan bedel tespiti davalarında uygulanmayacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yasal faizin dava tarihinden itibaren dördüncü ayın dolduğu günden ilk karar tarihine olan 20.10.2021 tarihine kadar işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz uygulamasının doğru görülmediği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Çanakkale ili, ..., ... köyü 251 ada 22 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, arazi niteliğindeki 145 ada 34 parsel sayılı taşınmaza ise 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12900, K. 2025/4267, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12900-e-2025-4267-k-85d4617e035b