Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12352 E. 2025/5709 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12352
Karar No
2025/5709
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/522 Esas, 2024/169 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, sonucunda, temyiz dilekçeslerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 1308 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.02.2016 tarihli ve 2013/380 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin; davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucundan; arsa niteliğindeki 28 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan dava konusu 1308 parselden % 12,50 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiği ve imar parseli haline geldiği anlaşıldığından, kadastral parsel olarak kabulü ile değerlendirme yapan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.11.2019 tarihli ve 2017/644 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bozma ilamı sonucu oluşan fark bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 05.11.2019 tarihli ve 2017/644 Esas,2019/355 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin bozma kararında taraflardan dava konusu taşınmaza emsal olabilecek emsal satışları bildirmeleri veya resen emsal celp edilerek yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden bahisle bozma yapıldığı hâlde, belirtilen yönteme uyulmadan dava konusu taşınmazın bozma öncesi belirlenen metrekare birim fiyatına %12,50 oranında düzenleme ortaklık payı eklenmek suretiyle değer biçilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmazın kök parseli olan 28 parselden yapılan yol kesintisinin dayanak belgeleri istenmeden, sadece dava konusu taşınmazdan kesilen düzenleme ortaklık payı oranında ekleme yapılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması ve dosya içinde dava konusu taşınmazı kök parseli bitişiği 7492 parsel sayılı taşınmaza 2009 yılının mart ayında imar parseli olarak 1500TL/m² birim fiyatının Dairemiz denetiminden de geçtiği gözetildiğinde hükme esas alınan rapor inandırıcı bulunmamıştır. Bu durumda; yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, davanın niteliği gereği maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmesi, yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması ve davalı kendisi vekille temsil ettirdiği halde, davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı olduğu gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, bozma öncesi belirlenen bedele ilk karar tarihi, bozma sonrası belirlenen bedele son karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.11.2021 tarihli ve 2021/556 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen fark kamulaştırma bedelinin davacı idareden alınrak davalılara ödenmesine karar verilmiştir. E.Üçüncü Bozma kararı 1.Mahkemenin 21.11.2021 tarihli ve 2021/556 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece bozma kararı gereğince belirlenen fark kamulaştırma bedelinin davacı idarece bankaya bloke edilmesi için süre vermeden ve yatırıldığına dair makbuz ibraz ettirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; metrekare birim fiyatının hatalı inceleme ile yüksek belirlendiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12352, K. 2025/5709, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12352-e-2025-5709-k-08140f48af7e