Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12291 E. 2025/10167 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12291
Karar No
2025/10167
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2010 Esas, 2024/1617 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/194 Esas, 2023/112 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara ili, ..., ... mevkiinde kain 217 ve 7454 ada 1 parselde davacılar murisinin hissedar olduğunu, taraflar arasında 26.04.2007 tarihinde ... 4 üncü ve 5 inci Etaplar Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında arsa karşılığı Daire sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme ile müvekkillerinin murisinin maliki ve hissedarı bulunduğu 217 numaralı parseldeki 1670,46 m² hissenin ve 7454 ada 1 parselde bulunan 94.85 m² hissenin davalı idare adına tescili karşılığında davalı idarenin 4 ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapılacak olan konutlardan 5 adet 120 m² lik Dairenin müvekkili adına tescilini üstlendiğini, eksik kalan 102.87 m² için 56.167,02 TL bedelin eşit taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, murisin söz konusu bedeli ödediğini ve müvekkilinin sözleşme uyarınca kendi üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, dava konusu taşınmaz hisselerini ferağ ile davalı adına tescilini sağladığını ancak, Ankara Büyükşehir Belediyesi Belediye Meclisinin 15.05.2009 tarihinde aldığı 1208 numaralı karar ile Ankara 13. İdare Mahkemesinin 13.09.2009 tarihli ve 2008/363 Esas sayılı iptal kararı uyarınca ... 4 üncü ve 5 inci Etap Projesi uygulama planı sıralı işlemlerinin iptaline karar verdiğini, davalının müvekkiline ait taşınmazın tescili karşılığında borçlandığı edim ve taahhütlerini yerine getirme imkanının ortadan kalktığını, proje çalışmalarına fiilen başlanıldığını, taşınmazlarından istifade imkanlarının kalmadığını, beyan ederek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların şuyulandırılmış olduğunu, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, şuyulandırılan parsellerin konut, sağlık tesisi ve rekreasyon alanında kaldığını, kısıtlılık durumunun sözkonusu olmadığını, 217 parselin kadastro parseli olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, m² birim bedelinin yüksek belirlendiğini, murisle 5 adet 120 m² daire verilmesi karşılığında anlaşma sağlandığını, taahhütlerinin devam ettiğini, ancak davacı tarafın dava açmayacçaklarına ilişkin taahhütlerini yerine getirmediğini, fiili eltmanın bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ile davalı ... arasında 26.04.2006 tarihinde imar kadastro arsa sözleşmesi imzalandığı, buna göre davacılar murisi adına kayıtlı 217 numaralı parseldeki 1670,46 m² hissenin ve 7454 ada 1 parselde bulunan 94.85 m² hissenin davalı idare adına tescili ve eksik kalan 102.87 m² için 56.167,02 TL bedelin eşit taksitler halinde ödenmesi karşılığında davalı idarenin 4 ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapılacak olan konutlardan 5 adet 120 m²lik dairenin anahtar teslimi olarak verileceğinin kararlaştırıldığı, davacılar murisinin dava konusu 217 sayılı kadastro parselindeki ve 7454 ada 1 sayılı imar parselindeki payını 09.07.2007 tarihli ve 14140 yevmiye ve 6300 yevmiye nolu resmî senet ile davalıya devrettiği ve 56.167,02 TL bakiye bedelinde ödendiği, bilahare bu projenin kapsamına göre oluşturulan parselasyon planının ve dayanaklarının Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2008/363 Esas, 2009/594 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, sözleşmenin dayanağı olan belediye encümen kararı, buna bağlı olarak parselasyon planının iptali üzerine, belediye tarafından yeniden proje düzenlenerek faaliyetlere başlanmış olmasına rağmen dava tarihine kadar herhangi bir teslimat yapılmadığı, bu arada dava konusu taşınmazların 21.04.2011 tarihli ve 616 sayılı kararla onaylanan 81210/4 nolu parselasyon planı ile yapılan imar uygulaması sonucu muhtelif imar ada ve parsellerine şuyulandırıldığı, belediye tarafından yapılan 2015 tarihli imar planlarının da Ankara 7. İdare Mahkemesinde açılan davalar sonucunda iptal edildiğini, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazların boş arsa görünümünde olduğu, ancak taşınmazların imar uygulamasına tabi tutularak tapu kayıtlarının kapatıldığı ve aynı kapsamda kalan taşınmazlar yönünden açılan ve gerek Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleşen, gerekse Dairelerine intikal eden davalar sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre, dava konusu parseli içine alan ... 4 ve 5 inci Etaplar ile ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı içinde kanal çalışmasının yapıldığı, 4 ve 5 inci etap içinde bulunan evlerin yer yer yıkıldığı, bazı evlerin terk edildiği, bazı yolların kullanılmaz durumda olduğu, şantiyelerin kurulduğu bölgenin harap ve terk edilmiş durumda olduğu, dava konusu taşınmazlardan yararlanma ve kullanma olanağının ortadan kalktığı anlaşılmış olup kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğini, projenin bir bütün olduğu, davacılara ait davalı idareye devredilen taşınmazlarında ... 4 inci ve 5 inci Etap Kentsel Dönüşüm alanı içinde kaldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmazlar ile aynı konumda bulunan ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleşen bedellerde değerlendirilmek suretiyle bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamanın uygun olduğu da dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebebpleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırılması yapılarak değer biçilmesinde, davalı idarece fiilen el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Eldeki davada dosya kapsamına göre taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşılmaktadır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden ve bu husus kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin çıkartılması, yerine “Alınması gereken 1.353.312,01 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan toplam 260,60 TL harçtan mahsubu ile 1.353.051,41 TL harcın davalı idareden tahsili ile Hazineye irad kaydına, davacı tarafından yatırılmış olan 260,00 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine” paragrafının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12291, K. 2025/10167, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12291-e-2025-10167-k-4c5456afb2fc