Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12219 E. 2025/10192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12219
- Karar No
- 2025/10192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/420 Esas, 2024/409 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki ecrimisil ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 ve 482 nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılardan ... hissesi bakımından hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Mahkemenin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı idare vekillinin davacılardan ... yönünden temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin ... dışındaki davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl dosyaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... köyü 1377 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından haksız işgal ve faydalanılması sebebiyle 12.05.2005 tarihinden başlamak üzere 12.05.2010 tarihine kadar deva etmek üzere 5 yıllık haksız kullanma karşılığı ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Dairemiz son bozma kararından sonra birleştirilen dosyaya ilişkin dava açılmış ve davacılar vekili birleştirilen dosyaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... köyü 1377 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı ... Belediyesi tarafından haksız işgal ve faydalanılması sebebiyle 23.12.2011 ile 23.12.2016 tarihleri arası 5 yıllık haksız kullanma karşılığı ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 2.06.2011 tarihli ve 2010/952 Esas 2011/360 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu;somut olayda dava konusu yer arsa olup bu arsa ile ilgili varsa emsal kira sözleşmelerinin ibrazı için taraflara süre verilmemiş emsaller celbedilmemiş re'sen emsal araştırması yapılmamış olduğundan, hükme esas alınan bilirkişi raporu da soyut ve genel ifadeli olup hüküm kurmaya elverişli olmadığından yeniden keşif yapılıp bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 08.03.2013 tarihli ve 2012/100 Esas 2013/123 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafça davalının fiili el koyma tarihi ve döneminin delillendirilip ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmakla bozma kararı lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluştuğu kuşkusuz olup, bozma kararı ile davacı tarafın ecrimisile hak kazandığı hususu kesinleştiğine göre bozma kararı doğrultusunda belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken Mahkemece bu temel usul kuralı göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından bozma karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 26.06.2025 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/174 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz arsa olup, ecrimisil bedeli de bu niteliğine göre belirlenmelidir. Bu itibarla taşınmazın ne şekilde kullanıldığı ve kiraya verilip verilmeyeceği kiraya verilecekse ne olarak kiralanacağı ve kira gelirine ilişkin var ise çevresindeki taşınmazlara ait emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek elde edilecek kiranın somut bulgularla tespit edilmesi gerektiğinden, davacı tarafa, var ise çevredeki boş arsalara ilişkin emsal kira sözleşmelerini ibraz etmesi için süre verilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerekli inceleme ve araştırmalar yapılıp deliller toplanmadan denetime elverişli olmayan ve soyut şekilde düzenlenen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Dairemiz son bozma ilamından sonra, birleştirilen dava açılmış ve Mahkemece yapılan yargılama sonrası verilen 19.07.2024 tarihli ve 2018/420 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı idare Vekilinin ...'e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.