Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12160 E. 2025/12079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12160
- Karar No
- 2025/12079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2488 Esas, 2024/1270 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/452 Esas, 2023/343 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., ... 755 ada 4 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin paylı malik olduğunu, davalı idarenin taşınmaza okul yapmak suretiyle el attığını, dava konusu taşınmazın ....'nın çok değerli bir bölgesinde yer aldığını ileri sürerek şimdilik belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın .... Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında eğitim alanı olarak tahsis edildiğini, sorumlunun Belediye Başkanlığı olduğunu, davalı olarak taraflarının gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiğini, kamulaştırmasız el atma bedelinin düşük hesaplandığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu, metrekare birim bedelinin düşük hesaplandığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle: mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın Belediye Başkanlığı kararı ile imar planında eğitim alanı olarak tahsis edildiğini, bu nedenle sorumluluğun ilgili Belediye Başkanlığında olduğunu, taşınmazın çok hisseli olması nedeniyle değerinin düşük olduğunu, uzlaşma usulünün uygulanmasının dava şartı olduğunu, mahkemece tazminat ödenmesi yönünde karar verilecek ise tapudaki hisseler üzerinde bulunan ve tescil aşamasına kadar sonradan konulabilecek olan kısıtlama ve şerhlerin de dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, davacının ıslah ettiği miktara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar planında "Ortaöğretim Alanı" olarak ayrıldığı, davalı idarece fiilen de okul yapmak suretiyle taşınmaza el atıldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazla, emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin tespit edilmesi gerekirken kıyaslama neticesinde bulunan değerlik kat sayısı uygulanmaksızın emsal ile eş değer kabul edilmek suretiyle tespit edilen 23.980,17 TL/m² üzerinden hüküm kurulması doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usulü kazanılmış haklarının korunmasını talep ettiklerini, Bölge Adliye Mahkmesince istinaf sebepleri ile bağlı inceleme yapmadığını, davalı idarece emsal ile dava konusu taşınmazın karşılaştırmasının hatalı olduğuna ilişkin istinaf sebebi ileri sürülmediğini, dava konusu taşınmazın paydaşı tarafından açılan Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından da onanarak denetimden geçen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/475 Esas, 2021/110 Karar sayılı kararında belirtilen hesaplama yönteminin aynen uygulandığını, aynı değer oranının kullanıldığını, ancak bu kez Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe gösterilmeden farklı bir hesaplama yöntemi benimsenerek bedelin düşürüldüğünü, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle: tazminat davalarında maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na 10.07.2019 tarihinde yapılan değişikliklerin gözetilmediğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinin tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın paydaşı tarafından 06.02.2017 tarihinde aynı taleple açılan Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli ve 2017/69 Esas, 2019/737 Karar sayılı dosyasında; işbu dosyada kullanılan somut emsal ile hesaplama yapıldığı, taraf vekillerinin istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmede dava konusu taşınmaz ile somut emsalin eş değerde kabul edilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 3.415,52 TL/m² üzerinden taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, bu kararın Dairemizin 20.10.2021 tarihli ve 2021/3805 Esas, 2021/11675 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmış olup, eldeki davada aynı hesaplama yöntemi benimsenerek İlk Derece Mahkemesince verilen karar yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme şekli ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalı idare vekilince dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın karşılaştırmasının hatalı olduğuna, bedelin yüksek belirlendiğine ilişkin bir istinaf sebebi ileri sürülmediği, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiği, istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesinin mümkün olmadığı hâlde, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi de hatalı olup kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.