Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12155 E. 2025/10936 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12155
Karar No
2025/10936
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2738 Esas, 2024/1581 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sarayköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/174 Esas, 2023/423 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu Denizli ili, ..., ... Mahallesinde bulunan taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kuyunun üzerinde yer aldığı taşınmazın tescil harici olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, ... Bakanlığının 16.01.2023 tarihli ve 167125 sayılı Olur'u ile herhangi bir yatırım bedel ödenmesine gerek olmadığını kanaatine varıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin jeotermal ruhsat alanını ... Genel Müdürlüğü’nden almış ise de sadece ruhsat alanı değil, ruhsat alanı ile birlikte mülkiyeti ve kullanım hakkını da ihale şartnamesi içerisinde ayrı bir bedel ödemek sureti ile aldığını, yani kuyunun (arazinin değil) mülkiyeti ve işletme hakkının müvekkiline geçtiğini, jeotermal kuyusuna kamulaştırmasız el atan kurumun davalı ... olduğunu, dosya içerisindeki belgelerden de anlaşılacağı gibi ruhsat alanının gerek özel ve gerekse de kamu alanları içerisinde bulunduğunu, müvekkili şirketin işletme anında kamu alanlarından 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu hükümleri çerçevesinde yararlandığını, kamu arazilerini de bu kapsamda jeotermal akışkan çıkartılması, nakli, enerji santrali kurulması, enerjinin nakli gibi kullanım haklarının bulunduğunu, kamulaştırmasız el atılan TH-3 Kuyusu tabir edilen jeotermal kuyusunun da ruhsat sahası içerisinde daha önce açılmış ve mülkiyetinin de müvekkiline devredilmiş olduğunu, ruhsat alanı içerisinden otoyol yapımını gerçekleştiren ve bu kapsamda kuyunun tam üzerinden planlama yaparak kuyuyu kapatan, üzerine otoyol yapan kurumun ... olduğunu, davalının aktif husumetin bulunduğunu, mahkeme kararının gerekçesinde davanın ... Genel Müdürlüğüne açılması gerektiği yönünde bir karar verilmiş ise de buna ilişkin bir gerekçe yazılmadığını, müvekkilinin sahada işletmeci olmasının kuyunun sahibi olmadığı anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin kuyunun aynı zamanda sahibi olduğunu, bu kuyu için de ayrıca bir bedel ödendiğini, kabule göre de eğer Mahkemece ... Genel Müdürlüğünün de davada hasım gösterilmesi kanaati oluşmuş ise bu durumda ... Genel Müdürlüğünün de davaya dahil edilmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya arasında mevcut Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/27 Değişik İş sayılı dosyası içerisinde yer alan fen bilirkişi raporuna göre davaya konu kuyunun bulunduğu taşınmazın ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde tescil harici alanda kaldığı, ... Bakanlığının 16.01.2023 tarihli yazısı dikkate alındığında uzun yıllar bu kuyuda herhangi bir işlem yapılmadığı, rezerv veya enjeksiyon kuyusu olamayacağı, gözlem kuyusu olamayacak kadar sığ ve askıda kalmış olduğu, kuyu ağzının kör flanşla kapatılmış olduğu, ... Bakanlığının 11.04.2023 tarihli yazısı ekindeki sözleşme ve yer teslim tutanağı, taraf beyanları ve davacı tarafça dosyaya sunulan belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kuyunun davacı ile dava dışı ... Genel Müdürlüğü arasında düzenlenen 03.05.2012 tarihli sözleşmeden önce ... Genel Müdürlüğü tarafından 2009 yılında açıldığı, davacı tarafından meydana getirilmediği, 03.05.2012 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde davacının kuyunun işletmecisi olarak gösterildiği, kuyunun tescil harici alanda kaldığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12155, K. 2025/10936, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12155-e-2025-10936-k-32ce21c594d6