Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11893 E. 2025/8349 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11893
Karar No
2025/8349
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3044 Esas, 2024/2546 Karar DAVA TARİHİ : 02.08.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1057 Esas, 2024/252 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 1 16... parsel sayılı taşınmazın 13.060,69 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece tespit edilecek kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelini yatırmak üzere üçüncü bir 15 günlük ek süre talep ettiklerini; ancak üçüncü süre verilmeyerek bedel depo edilemediği için davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporuna ilişkin tirazlarına rağmen tespit edilen çok yüksek miktardaki kamulaştırma bedelini depo edebilmeleri için gerekli yazışmaların yapılması, ödenek temini ve diğer tüm işlemler için 30 günlük sürenin yeterli olmadığını, kamu yararı ve usul ekonomisi ilkesi gereği mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yatırılması için mahkemece davacı idare vekiline 15 günlük süre verildiği, ancak bu süre içerisinde bedelin depo edilmediği, bunun üzerine ikinci kez yeniden 15 günlük süre verilip bu sürenin kesin olduğunun ve bu süre içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yine yatırılmadığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece depo kararını yerine getirebilmeleri için iki kez süre verildiğini; ancak 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasındaki "Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün emredici olmadığını söz konusu sürelerin mahkemenin takdirinde olup taraflarına depo kararını yerine getirebilmeleri için yeniden süre verilebileceğini, bu noktada; idarelerince yürütülen yol yapım hizmetinin kamu hizmeti olduğu, süreklilik arz ettiği ve davaya konu yolun yapılmasının kamunun yararına olduğu hususları birlikte gözetildiğinde; davanın reddedilmesinin öncelikle usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11893, K. 2025/8349, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11893-e-2025-8349-k-2687a6b2cee3