Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11834 E. 2025/9203 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11834
Karar No
2025/9203
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/6 Esas, 2023/337 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye ait olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... 801 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki muhdesatlarla birlikte kamulaştırma bedelinin tespitiyle, taşıınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; özetle; kamulaştırmayı yapan kurumun kendisinden kaynaklanan kısıtlama nedeniyle taşınmazın değerinin azalmasına neden olduğunu, taşınmazın emsal değerlerinin tapudan ve belediyeden sorulması gerektiğini, idari davada açılan davanın bekletici mesele yapılmasını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.02.2015 tarihli ve 2011/376 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.02.2015 tarihli ve 2011/376 Esas, 2015/78 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan cam seraların yaşlarının 09.01.2015 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda 11-15 yıllık olduğunun belirtildiği anlaşıldığından yaşlarına ve sınıflarına göre yıpranma paylarına ilişkin oranları gösterir cetvele göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan cam seraların yıpranma payının %35 olarak kabul edilmesi gerekirken, bu oranı % 15 olarak uygulayan rapora göre hüküm kurulması, davalı vekilinin davalıya ait 77 m² alanlı yapının mesken niteliğinde olduğu yönündeki iddiası olup, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre bu yapı yönünden açıklayıcı bilgi bulunmadığı hâlde, bilirkişi kurulunca 2/B sınıfı kabul edildiğinden; yapının kabul edilen sınıfı bakımından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayınlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ uyarınca bahsi geçen yapının 3A grubuna dahil olup olmadığı yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş ve cinslerine göre 2011 yılı itibarıyla rayiç fiyatlarını gösterir listenin İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması, doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanun'un 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar Mahkemenin 04.11.2020 tarihli ve 2019/564 Esas, 2020/690 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine, muhdesatların davacı idareye aidiyetine, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1 Mahkemenin 04.11.2020 tarihli ve 2019/564 Esas, 2020/690 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; her ne kadar Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da Dairemizin 2017/8050 Esas, 2018/18199 Karar sayılı bozma kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ve taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan seraların yıpranma oranının % 15 alınması gerekirken, bu oranın daha yüksek alınarak düşük bedel tespit eden bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması, davacı idare tarafından fazla bloke edilen bedelin iadesine karar verilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine, muhdesatların davacı idareye aidiyetine, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemin bedelinin fahiş belirlendiğini, cam ve plastik seraların bedelinin serbest piyasada dahi daha düşük olduğunu, yıpranma oranlarının düşük alındığını, ağaç bedellerinin fazla hesaplandığını, yapının grubunun 2/B olarak kabulü gerektiğini, idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilini yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11834, K. 2025/9203, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11834-e-2025-9203-k-1e1c535b7575