Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11736 E. 2025/11301 K. – Kamulaştırması
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11736
- Karar No
- 2025/11301
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsil
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1308 Esas, 2024/1627 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/279 Esas, 2023/149 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararlan kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Davacı ... (...) dışındaki davacılar yönünden hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacı ... (....) dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların miras bırakanları adına kayıtlı paylarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında resmi kurum alanı olarak planlandığını, davalı idare tarafından imar tarihinden itibaren uzun süre taşınmaza imar planına uygun yapı yapılmaması sebebi ile hukuki el atma durumunun fiili el atmaya dönüştüğünü belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmi kurum alanı olarak planlandığını, bu planın 23.03.1990 tarihli ve 95 sayılı ..... Belediye Meclis kararı ile onaylandığını, daha sonra 06.05.2015 tarihli ve 71 sayılı ... meclis kararı ile yapılan uygulama imar planı değişikliği ile dava konusu parselin de içinde bulunduğu sosyal donatı alanlarının tamamının mekansal planlar yapım yönetmeliğinin gösterim ve ifade tekniğine uygun hale getirildiğini, 19.03.1992 tarihli ..... Belediye Başkanlığı encümen kararı ile düzenleme ortaklık payı kesintisi ile yapılan imar uygulaması işlemi neticesinde resmi kurum alanı olarak tescil edildiğini, müvekkili belediyenin fiili el atmasının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazda bulunan davacılar paylarının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların tasarruf hakkının kısıtlanmadığını, fiili el atmanın söz konusu olmadığını, husumetin idarelerine düşmediğini, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tescil hükmünün her türlü takyidattan ari olarak kurulması gerektiğini, fiili el atma söz konusu olmadığından görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, davada husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, taşınmazın bedelinin fahiş belirlendiğini, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın mukayesesinin doğru yapılmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .... ili, ..., ... Mahallesi .... ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmi kurum alanı olarak ayrıldığı, imar planının kesinleştiği tarihden dava tarihine kadar amacına uygun şekilde kamulaştırma işleminin yapılmadığı, aradan geçen süre dikkate alındığında hukuki el atmanın fiili el atmaya dönüştüğünün kabulünün gerektiği, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare birim fiyatının 3.500,00 TL olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, buna göre dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 05.07.2022 tarihi itibarıyla 20.606,65 TL olarak tespitinin yerinde olduğu anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında resmi kurum alanı olarak ayrıldığı, imar planının kesinleştiği tarihden dava tarihine kadar amacına uygun şekilde kamulaştırma işleminin yapılmadığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... (....) Dışındaki Davacılar Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... (....) Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.