Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11654 E. 2025/8588 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11654
- Karar No
- 2025/8588
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1312 Esas, 2024/2081 Karar DAVA TARİHİ : 17.06.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/424 Esas, 2023/812 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ...ilçesi, .... Mahallesi, 24 42... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının sürekli olarak dere yatağında kalması ve taşınmaza yapılan istinat duvarı yapılması nedeniyle el atıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların el atılan kısımlarının ... Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde kaldığını, 2010/5 sayılı Başbakanlık Genelgesi ve 5216 sayılı Büyükşehir Kanunu'na göre Büyükşehir Belediyeleri sınırları içerisindeki dere, çay ve nehir yataklarının kamulaştırma sorumluluklarının ilgili Belediye veya Büyükşehir Belediyelerine verildiğini, öncelikle devamlı olarak mı yoksa geçici olarak mı dere yatağı niteliği taşıdığı araştırılarak buna göre yargılama yapılması gerektiğini, muhatabın davalı idarenin olmadığını, uzun yıllardır akan derenin nasıl tapulu hale gelip özel mülke dönüştüğünün araştırılması gerektiğini ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz için belirlenen tazminat ve taleple bağlı kalınarak ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı DSİ Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptaline, davalı DSİ Genel Müdürlüğü adına tesciline ve dere yatağı olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dere yatağında kalan kısmı ile istinat duvarının kapladığı alanın değeri konusunda bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamanın eksik olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Belediye uygulama imar planı içerisinde yer alan taşınmazlarla ilgili olarak 20.02.2010 tarihli ve 27499 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2010/5 sayılı Akarsu ve Dere Yataklarının Islahı Konulu Başbakanlık Genelgesinin dokuzuncu maddesi “DSİ tarafından yapılacak akarsu ve dere yatağı ıslahlarının projesine göre yapılabilmesi için; bu alanlardan belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunanlar, ilgili belediyelerce DSİ’ye ihtilafsız olarak teslim edilecek, bu alanların dışında kalan yerlerin ise DSİ’ye tesliminin sağlanması hususunda gerekli çalışmalar valilerin koordinasyonunda yürütülecektir.” maddesi ile Belediyeleri sınırları içerisinde bulunan dere, çay ve nehir yataklarının kamulaştırma sorumlulukları, ilgili ilçe ve Büyükşehir Belediyelerine verildiğini, bu nedenle davanın muhatabının davalı DSİ Genel Müdürlüğü olmadığını, Yeşilırmak yatağında oluşan yatak değişiklikleri ve kıyı oyuntularının tamamen doğal yollarla oluştuğu, DSİ Genel Müdürlüğünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, aynı konulu Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/554 Esas sayılı dosyası ile idare aleyhine açılan davanın reddedildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda dere yatağındaki değişikliğin sebebinin idareden kaynaklanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiğini, somut emsal alınan taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesilmemiş olanlardan belirlenmesi doğru görülmediğini, emsal taşınmazın satış tarihi eski tarihli olduğunu, imar planın yer alan ve bitişik nizam 5 kat konut/ticaret yapılaşma izni bulunan, tüm belediye hizmetlerinden yararlanıp, çevresi yapılaşma olarak yoğun ve gelişmiş özellikteki emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan 1,79 kat değerli olmasının gerçekçi olmadığını, dava konusu taşınmaz yerinin uzun yıllardan beri dere yatağı olduğu ve davadan geriye dönük 5 yılki mevcut hali dere yatağında bulunduğundan ecrimisil bedeli hesaplanması uygun olmadığını, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte faizin ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren başlatılması gerekirken dava tarihinden itibaren başlatılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılarak değer biçilmesinde, dere yataklarının ıslahından davalı idare sorumlu olmakla husumetin davalı idareye yöneltilmesinde, el atma tarihinin 1983 yılı olması nedeniyle sonrasında davanın uzlaşma hükümlerine tabi olmadığı hususu dikkate alındığında, bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil bedelinin belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 24 42... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza emsal alınan... ilçesi, ....Mahallesi, 7 52... parsel sayılı taşınmazın tapu ve satış akit tablosunun incelenmesinden; satış tarihinin 2004 yılı olup dava tarihinden çok önce eski tarihli olması nedeniyle ve başka mahallede bulunması bu satışın emsal olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.