Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11588 E. 2025/7597 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11588
- Karar No
- 2025/7597
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1643 Esas, 2024/2733 Karar DAVA TARİHİ : 19.06.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/267 Esas, 2024/203 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 416 00... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... planı değişikliğinin iptaline ilişkin idare mahkemesinin iptal kararının dava konusu taşınmazı da etkilediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla değerli olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; depo kararının usulüne uygun olmadığını, farklı miktarlar için depo kararı verildiğini, belediyelere genel bütçeden gelen payın her ayın son günü yatırılması sebebiyle bedelin depo edilemediğini, yakın tarihli Yargıtay kararlarında usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediğine ilişkin beyanı alınmak suretiyle karar verilmesi yönünde hükmün bozulduğunu, kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 22.01.2024 tarihli celsede bilirkişi kurulu raporunda belirlenen 2.154.654,00 TL kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edilmesi için davacı idareye 15 gün süre verildiği, davacı tarafça bedelin bankaya bloke edilmediği, takip eden 26.02.2024 tarihli celsede ise bedelin bloke edilmesi için davacı idareye 15 günlük ek süre verilerek bu süre içerisinde depo kararının yerine getirilmemesi halinde davanın reddedileceği hususunun davacı idare vekiline ihtaren bildirilerek duruşmanın 25.03.2024 tarihine bırakıldığı, verilen süre içerisinde davacı tarafça bedelin bloke edilmediği, 25.03.2024 tarihli celsede davacı idare vekilince bedelin bloke edilmesi için ek süre talep edilmiş ise de; davalı vekilinin davacı idareye ek süre verilmesine muvafakat etmediklerini beyan ettiği, Mahkemece ikinci kez verilen süreye rağmen davacı idarece bedelin depo edilmemesi sebebiyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı idarece istinaf kanun yoluna başvurulduğu, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında "... kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, bu hüküm gereğince usulüne uygun olarak iki kez verilen 15 günlük süreye rağmen davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edilmediği, davacı idare vekilince bedelin bloke edilmesi için talep edilen ek süreye davalılar vekilinin muvafakatinin olmadığını beyan etmesi karşısında İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın usulden reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmediği gibi, davalılar vekilinin son duruşmada ek süre verilmesine muvafakatlarının bulunmadığı yönündeki beyanları gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.