Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11566 E. 2025/9989 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11566
- Karar No
- 2025/9989
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/996 Esas, 2024/1353 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 122 ada 67 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 122 ada 125 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 122 ada 125 parsel sayılı taşınmazın ... yolu yapım çalışması öncesinde başka bir parsel numarası ile kayıtlı iken davacı tarafından ifraz işlemleri yapılarak yol inşaatı için ayrı parsel numarası verildiğini, davacı idare tarafından güncel krokinin dosyaya ibraz edilmediğini, bu sebeple taşınmazın tamamının yol inşaatına gittiği algısı oluştuğunu, ifraz nedeniyle oluşan yol kamulaştırmasından arta kalan kısım olan diğer parselin değer kaybı oranının bilirkişi heyeti tarafından hesaplanmasını talep ettiklerini, davaya konu taşınmazın meyve bahçesi ve hobi evi niteliğinde olup etrafının tel örgü ile çevrili olduğunu, taşınmaz üzerinde 1 adet tuvalet ve 1 adet kulübe (evcik) niteliğinde yapı bulunduğunu, ayrıca taşınmazın üzerinde 19 adet ceviz ağacı, 4 adet badem ağacı, 3 adet elma ağacı, 3 adet kayısı ağacı, 2 adet nar ağacı, 7 adet incir ağacı, 6 adet erik ağacı, 2 adet armut ağacı, 1 adet muşmula ağacı, 4 adet ayva ağacı, 5 adet şeftali ağacı, 1 adet kestane ağacı, 2 adet böğürtlen ağacı, 1 adet ahududu ağacı, 4 adet dut ağacı, 1 adet ... ağacı, 2 adet vişne ağacı, 1 adet medine hurması ağacı, 9 adet bağ kütüğü, 5 adet gül fidanı ekili olduğunu, taşınmazın değeri hesaplanırken üzerinde ekili tüm ağaç fidan ve bağ kütüklerinin, tel örgünün, tuvalet ve binanın da değerlemesi yapılarak taşınmazın belirlenecek değerine ilave edilmesini, dava konusu taşınmazın büyükşehir merkezine çok yakın olması, şu anda mevcut resmî ... yoluna sıfır konumda olması mücavir alanda olması, elektrik ve su hizmetinden faydalanabileceği, piyasa emsalleri ve rayiçleri ile taşınmazın konumu ve mevkii itibarıyla bedelinin iş bu dava tarihi itibarıyla tespit edilmesine ve tespit edilen bedelin müvekkillerine ödenmesine, ifraz nedeniyle oluşan ve yol kamulaştırmasından arta kalan parsel ile ilgili taleplerinin bilirkişi raporundan sonra tekrar değerlendireceklerinden bu hususta talepte bulunma haklarının saklı kalmak kaydı ile kamulaştırma işlemi nedeniyle arta kalan kısmın değer kaydı oranını bilirkişi heyeti tarafından hesaplanmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2022/433 Esas, 2023/264 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli ve 2023/1030 Esas, 2023/1218 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmi veriler ile uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uyumlu olup, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun düştüğü, dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaç ve müştemilatlar ile arta kalan alanla ilgili değerlendirmede isabetsizlik olmadığı, ancak kamu düzeni yönünden yapılan incelemede kamulaştırmadan arta kalan kısmın tam bedeline hükmedildiği hâlde, bu kısım için tapu iptali ve idare adına tesciline hükmedilmemesi ve İlk Derece Mahkemesinin 2021/352 Esas, 2021/587 Karar sayılı kararında hükmedilen 173.384,43 TL'ye dava tarihi olan 11.08.2021 tarihinden itibaren 4 aylık sürenin dolduğu, 11.12.2021 tarihinden ilk karar tarihi olan 23.12.2021 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli ve 2023/1030 Esas, 2023/1218 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucu; kısmi olarak yapılan kamulaştırmada, kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer kaybı %50 oranını geçtiğinden, davalıya %50 oranındaki değer kaybı ile yetinip yetinmeyeceğinin sorulduğu, davalının arta kalan taşınmazdaki %50 değer kaybı ile yetineceği, taşınmazın tamamının kamulaştırılmasının menfaatine uygun olmadığını belirttiği anlaşılmış olup; arta kalan alanda %50 oranında değer kaybı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken %100 değer kaybı ile fazla bedele hükmedilmesi bozmayı gerektirdiğinden davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaza uygulanan objektif değer artış oranının yüksek olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışı olacağına ilişkin yapılan hesaplamaya itiraz ettiklerini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.