Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11461 E. 2025/10426 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11461
Karar No
2025/10426
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/99 Esas, 2024/300 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl dava ile mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle tapusunun iptali ve tescili istemine ilişkin birleştirilen Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/235 Esas sayılı dosyasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... Mahallesi 65 ada 316 parsel ve 65 ada 320 parsel sayılı taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, husumetten reddi gerektiğini, ormanlar özel mülkiyete konu olamayacağından 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını, belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ve zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 inci maddesi uyarınca tazminat şartlarının oluşmadığını belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2021 tarihli ve 2018/679 Esas, 2021/39 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile dava konusu taşınmazların tamamının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl davada ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine ve davacı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/1167 Esas, 2022/742 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; asıl dava yönünden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre dava konusu ... Mahallesi 65 ada 320 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde ve değerlendirme, dava tarihi itibarıyla yapıldığından tespit edilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak dava konusu taşınmazlardan ... Mahallesi 65 ada 316 parsel (eski 106 parsel) sayılı 4.087,22 m² yüzölçümlü taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığından bahisle tamamının bedeline hükmedilerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de eldeki dosya davacıları ve diğerleri tarafından Orman Yönetimine karşı açılan Kandıra Kadastro Mahkemesinin 2005/1434 Esas ve 2006/630 Karar sayılı orman kadastrosuna itiraz davasında, 29.06.2006 tarihli fen raporunda (B) harfi ile gösterilen ve memleket haritasında açık alanda kalan, eylemli durumunda da orman bulunmayan yere ilişkin yapılan sınırlandırma yerinde olmadığından bu kısmın memleket haritası ile uyumunun sağlanması bakımından orman sınırlandırma haritasının 526 nolu Orman Sınır Noktasından raporda (A) ile gösterilen kısma çekilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 65 ada 106 parsel hakkında yapılan orman kadastro tespitinin iptaline ve bu parsel yönünden orman kadastro sınırının 29.06.2006 tarihli harita bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısma çekilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/17471 Esas, 2007/1705 Karar sayılı kararıyla onanarak 16.04.2007 tarihinde kesinleştiği ancak tapuda infaz edilmediği anlaşılmakla, kesinleşen bu karar uyarınca dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.741,84 m²lik kısmı yönünden asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tamamı üzerinden karar verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, tazminat şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ıslah ile arttırılan bedele ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Knaun) 371 inci maddesine yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. İnfazda tereddüt uyandıracak şekilde dava konusu taşınmazların eski ada parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması hatalıdır. 4. Kabul edilen bedel üzerinden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 28.050,90 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hatalı hesaplama sonucu fazlaya hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a. (B) bendinin (2) numaralı alt bendindeki “320 parsel” ibaresinden sonra gelmek üzere (657 ada 54 parsel)” ibaresinin ve “316 parsel” ibaresinden sonra gelmek üzere (657 ada 52 parsel)” ibaresinin eklenmesi, b. (A) bendinin (6) numaralı alt bendindeki “36.685,13” sayısı hükümden çıkartılarak yerine “28.050,90” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11461, K. 2025/10426, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11461-e-2025-10426-k-9dee654a7f8e