Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11392 E. 2025/9251 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11392
Karar No
2025/9251
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4055 Esas, 2024/1249 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni uyarınca resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 474 parsel (yeni 162 ada 28 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fark kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin dekontu dosyaya sunduklarını, esas hakkında karar verilmek üzere kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin kaldırma kararından sonra belirlenen kamulaştırma fark bedelinin yatırılması için davacı idareye 29.04.2022 ve 10.06.2022 tarihlerinde kesin süre verildiği, bu hususta gerekli ihtaratların yapıldığı, fark bedelin yatırılmaması üzerine 02.08.2022 tarihli duruşmada davanın usulden reddine karar verildiği, davalılar vekili tarafından sunulan 15.09.2024 tarihli dilekçede karar tarihinden sonra yapılan bedelin bloke işlemine muvafakat etmediklerinin bildirildiği, dolayısıyla gerek Dairenin kaldırma kararı öncesinde, gerekse sonrasındaki İlk Derece Mahkemesindeki yargılama sürecinde kamulaştırma fark bedeli depo edilmediğinden davanın usulden reddine yönelik verilen karar doğru olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; ancak dava konusu taşınmazla ilgili daha önce ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/99 Esas, 2017/157 Karar sayılı dosyasında acele el koyma kararı verildiği, bu karar doğrultusunda ve İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli, 2018/144 Esas, 2018/748 Karar sayılı ilamı gereğince toplam 2.685.828,00 TL bedelin idarece depo edildiği, daha sonra Dairenin kaldırma kararına istinaden yeniden alınan raporda bu kez kamulaştırma bedelinin 2.751.375,10 TL olarak tespit edildiği, bu defa İlk Derece Mahkemesinin 2019/251 Esas, 2021/94 Karar sayılı ilamıyla bu bedelin acele el koyma dosyasında ödenen 2.653.381,40 TL'nin mahsubundan sonra kalan 97.993,70 TL'sinin de derhal ödenmesi yönünde hüküm kurulduğu, dolayısıyla, davalı tarafa ödenen toplam 2.751.375,10 TL'nin davalı taraftan alınarak davacıya iadesine; ayrıca tescil/terkin yönünden de hüküm kurulduğu, dolayısıyla, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/780 Esas, 2019/20310 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere depo edilen bedellerin davacı idareye iadesi, terkinine karar verilen taşınmazın ise davalıların murisleri önceki malik ... adına tesciline ilişkin düzeltme yapılması gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmiş ise de, davalılar vekilinin 15.09.2024 tarihli istinafa cevap dilekçesi ile karar tarihinden sonra fark bedelin depo edilmesini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11392, K. 2025/9251, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11392-e-2025-9251-k-320c41dc2a42