Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11339 E. 2025/9136 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11339
Karar No
2025/9136
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/33 Esas, 2021/79 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 101 ada 27, 43, 46 ve 61 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.01.2015 tarihli ve 2013/962 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin06.01.2015 tarihli ve 2013/962 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğindeki 101 ada 27, 43, 46 ve 61 parsel sayılı taşınmazların değeri belirlenirken niteliği, konumu ve yüzölçümüne göre % 4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken bu oranın % 5 olarak kabulü ile az bedel tespiti doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 05.03.2021 tarihli ve 2020/33 Esas, 2021/79 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.10.2015 tarihli 2015/3517 Esas, 2015/3384 Karar sayılı kararı ile; iş bu dosyada kamulaştırma işlemine dayanak olan ... ili, ... ilçesi, ... köyü 101 ada 20, 27, 43, 46 ve 61 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin iptaline karar verildiğini, EPDK idaresinin ...Barajı kamulaştırması kapsamında kalan taşınmazlar ile ilgili dava dosyasında yapılan ihlal başvurusuna Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 13 Temmuz 2021 tarihli ve 13.10.2021 kesinleşme tarihli davasında hak ihlali kararı verildiğini, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne yönelik verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların kamulaştırma işlemine dayanak kamu yararı kararlarının ve kamulaştırma kararlarının, kesin iptal kararı neticesinde hukuki geçerliliklerini yitirdiğini ve yok hükmünde olduklarını idari yargı kararının kesinleştiğinden davanın reddine karar verilmesini, kabul edilmesi halinde ise taşınmazın bir dekarından alınabilecek brüt gelirinden indirilmesi gereken üretim masraflarının, türkiye ortalaması dikkate alındığında, brüt gelirin 1/3'ü oranını aşamayacağı gözetilmeyerek masrafların daha fazla alınması suretiyle eksik bedel tespitinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dahili davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 2942 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararlan nazara alındığında; eldeki dosya davalısı tarafından ...barajı kamulaştırma alanında kalan dava konusu taşınmazın acele kam ulaştın İmasına dayanak Bakanlar Kurulunun 30.07.2012 tarihli 2012/3506 sayılı kararı ve bu karara dayanak yapılarak alman EPDK’nın 15.08.2012 tarihli ve 3977-11 sayılı kararı ile 2.08.2012 tarihli ve 3959-5 sayılı kamulaştırma kararlarının iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.10.2015 tarihli ve 2015/3517 Esas, 2015/3384 Karar sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin kesin olarak iptaline karar verildiğinden, kamulaştırma işleminin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11339, K. 2025/9136, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11339-e-2025-9136-k-4947e37eacba