Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11293 E. 2025/6943 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11293
Karar No
2025/6943
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/145 Esas, 2024/389 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. İkinci fıkrasına göre; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında karar kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü maddeleri hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. Üçüncü fıkrasına göre; bu Kanun'da bölge adliye mahkemelerine görev verilen hâllerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un bu Kanun'a aykırı olmayan hükümleri uygulanır. Aynı maddenin (2)nci fıkrası gereğince de bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır ve 1086 sayılı Kanun'un 432 nci maddesine göre temyiz süresi 15 gündür. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkeme tarafından verilen karar ve davacı idare vekilinin temyiz başvuru dilekçesi davalı ... vekiline, sırasıyla 03.07.2024 ve 31.07.2024 tarihlerinde tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından kararın 09.09.2024 tarihinde e-imza ile temyiz edildiği ve aynı tarihte temyiz harcının yatırıldığı anlaşılmış olup, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davaları ivedi işlerden olup adli ara verme süresi içinde de görüldüğünden bu davalara ilişkin temyiz süresi adli tatil sürecinde de işleyeceğinden temyiz süresi geçirilmiş olup temyiz dilekçesi süresinde değildir. Bu nedenle; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;... ili, ..., (...) Mahallesi 7343 ada 1,2,3,9,10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; sunulan emsaller doğrultusunda bedelin tespitini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.12.2013 tarihli ve 2012/498 Esas, 2013/675 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; aynı kamulaştırma nedeniyle aynı mahalledeki 7345 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan ve karara bağlanan Dairece incelenen İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/92 Esas, 2013/69 Karar (Dairenin 2013/10025 Esas, 2013/11664 Karar) sayılı dava dosyasında, 09.04.2009 değerlendirme tarihi itibarıyla 1495 TL/m², yine aynı mahalledeki 7345 ada 4 parsel sayılı taşınmaz için İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/33 Esas, 2009/315 Karar (Dairenin 2011/4258 Esas, 2011/5597 Karar) sayılı dava dosyasında 24.01.2008 değerlendirme tarihi itibarıyla 1425 TL/m² değer tespit edilmiş olup, dava konusu taşınmazların bu taşınmazlardan daha üstün özellikleri olduğuna ilişkin bir saptamada yapılmadan dava konusu taşınmazlara daha fazla değer belirlenmesi, dava konusu taşınmazların imar planında Arkeolojik ve Tarih Parkı alanında kaldığından bahisle kamulaştırıldıkları gözönüne alındığında sit alanında kalmaları hususu kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir unsur olamayacağından, taşınmazların sit alanında kalması nedeniyle %10 değer kaybı hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması, dava konusu taşınmazlardan 7343 ada 11 parsel üzerinde yapılan keşifte zeminüstü yapı tespit edilmediği hâlde, 10 parselde bulunan yapı değerinin maddi hata yapılarak 11 parsel sayılı taşınmazın zemin değerine de ilave edilerek kamulaştırma bedelinin hesaplanması gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.10.2017 tarihli ve 2015/261 Esas, 2017/541 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece verilen ilk karar (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince; aynı kamulaştırma nedeniyle aynı mahalledeki 7345 ada 6 parsel sayılı taşınmaza 09.04.2009 değerlendirme tarihi itibarıyla 1495 TL/m², 7345 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ise 24.01.2008 değerlendirme tarihi itibarıyla 1425 TL/m² değer biçildiği ve bu bedellerin denetimden geçerek onandığı belirtilip, dava konusu taşınmazların emsal taşınmazlara göre daha üstün özellikleri olduğuna ilişkin bir saptama yapılmadan fazla değer tespit edildiğinden bahisle kararın bozulduğu, bozma sonrası mahkemece alınan ek raporda bilirkişi kurulu bozma ilamı uyarınca bir değerlendirme yapmadan ve dava konusu taşınmazların bozma öncesi kıyas emsalin % 80 ve % 85’i değerinde olduğu kabul edilerek değer biçildiği hâlde, bozma sonrası başkaca bir değerlendirme yapılmadan salt Yargıtay bozma ilamı gözetilerek kıyas emsalin % 67’si değerinde kabul edilip değer biçildiğinden; rapor inandırıcı olmayıp, hükme esas alınacak nitelikte olmadığından, bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de; bozmadan sonra tespit edilen kamulaştırma bedeli ilk karar ile hüküm altına alınan bedelden düşük olduğundan, tespit edilen kamulaştırma bedeline 28.04.2013 tarihinden ilk karar tarihi olan 30.12.2013 gününe kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporun denetime elverişli olmadığını, yüksek bedele hükmedildiğini, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, sit indirimi yapılması gerektiğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının davacı idare lehine mutlak kazanılmış hak doğurmadığını, dava konusu taşınmazların emsallere göre üstün özelliklerinin bulunduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda belirtildiğini, bozma kararının mahkemece hatalı ve eksik yorumlandığını, hükme esas bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, faiz tarihlerinin hatalı belirlendiğini, ödenen bedellerin bilirkişi kurulunca yanlış hesaplandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, B.Davacı İdare ve Davalılar ... vd. Vekillerinin Temyizi Yönünden; Davacı idare ve ... vd. Bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA, Davalı ...'den peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacı idare ile bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11293, K. 2025/6943, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11293-e-2025-6943-k-697ff8c2001f