Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10797 E. 2025/7176 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10797
- Karar No
- 2025/7176
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/139 Esas, 2024/321 Karar DAVA TARİHİ : 12.07.2013 KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ..., .... Mahallesi ... parsel (ifrazla 9 parsel) sayılı 5.074,91 m²lik taşınmazın 500/6953 paylı maliki olduğunu, taşınmazın imar planında askeri koruma kuşağında kalması nedeniyle ... tarafından kamulaştırıldığını, ancak müvekkiline yapılan tebligat iade olduğundan kamulaştırmadan haberdar olunamadığını, davalı idare tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda kamulaştırma tebligatının geçerli olup olmadığı irdelenmeksizin davanın kabulüne karar verilerek taşınmazın idare adına tesciline karar verildiğini, müvekkilinin kamulaştırma işlemini haricen öğrendiğini belirterek usulüne uygun bir şekilde kamulaştırma yapılmaksızın el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmaza malik olmadığını, dava konusu taşınmazın Hazine adına tescil olduğunu, davacıya yapılan kamulaştırma tebligatının usulüne uygun olduğunu ve kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminatın fahiş miktarda olduğunu belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2016 tarihli ve 2013/34 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.06.2016 tarihli ve 2013/34 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; kamulaştırma evrakının davacıya ilgili noter aracılığı ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği araştırılarak tebligatının bulunmaması halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 7 nci maddesinde sayılan tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden adres araştırması yapılıp akabinde ilanen tebligatın yapılıp yapılmadığı ve çekişmesiz bedelin ödenip ödenmediği de belirlenmeden usulüne uygun bir tebligat yapılmadığının ve kamulaştırma işleminin tamamlanmadığının tespit edilmesi halinde, davacının kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talep etme imkanı bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yasal olmayan gerekçelerle eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.07.2020 tarihli ve 2019/132 Esas, 2020/156 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.07.2020 tarihli ve 2019/132 Esas, 2020/156 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; ifraz öncesi kamulaştırılan 9 62... parsel sayılı taşınmazın 1.800 m²lik bölümüne ilişkin olarak, davacıya usulüne uygun olarak kamulaştırma işleminin tebliğ edilmediği ve taşınmazın 17.07.1997 tarihinde dava dışı paydaşlar tarafından dava dışı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan tazminat davası neticesi hükmen ifraz görerek 5.074,91 m²lik bölümünün 9 62... parsel olarak tescil gördüğü, kalan bölümün yol olarak ayrıldığı anlaşılmış olup, davacının bu parseldeki ... parselden gelen hissesinin toplam 364,94 m²lik olması gerekirken, yazılı hisse oranına göre 235,49 m² hissesinin bulunduğu anlaşılmış olup, eksik olan 129,45 m²lik hissesinin hangi paydaş üzerinde olduğu tespit edilip, Hazine haricinde bir paydaş üzerinde olduğunun anlaşılması halinde davacıya hissenin düzelttirilmesi için süre verilerek hissenin tapuya tescilinden sonra, ... Belediye Başkanlığının 03.02.2010 tarihli ve 399 sayılı yazısına göre 1/1000 ölçekli imar planında askeri alan ve yol olarak planlı olan 9 62... parsel sayılı taşınmazın 25.04.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda 2.943,50 m²lik bölümünde yapı ve müştemilatlarının bulunduğu, 1.779,20 m²sinin park, 217,70 m²sinin yaya kaldırımı, 134,51 m²sinin ise tali yol olarak kullanıldığının belirtilmiş olmasına göre, belirtilen alanların kamunun kullanımına açık olup olmadığı da araştırılıp, taşınmazda davalı idarece fiilen el atılmış ve davalı idarenin sorumluluğu altında bulunan bölümler kesin olarak tespit edildikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; davacının 6953 m² yüzölçümlü 9 62... parsel sayılı taşınmazda 500/6953 payına karşılık 364,95 m² hissesi olduğu, taşınmazın 1800 m²lik kısmının 1995 yılında Milli Savunma Bakanlığınca kamulaştırıldığı, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2004/165 Esas, 2004/976 Karar sayılı kararına göre, ifraz sonrası oluşan ... parsel sayılı taşınmazın 1800 m²lik kısmında davacının 129,45 m²lik payının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiği; tapunun son hali ile, davacı ile birlikte diğer davalıların paylarının iptaliyle 9291 yevmiye numarası ile Maliye Hazinesi adına 961.34 m²lik pay tescil edildiği anlaşıldığından; bu paya ilişkin tüm dayanak ve belgeler Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeden eksik inceleme ile davacının toplam 364,95 m²lik payı olduğunun kabulü ile bedeline hükmedilmesi ve dosya içerisinde bulunan bozma öncesi alınan 25.04.2011 tarihli fen bilirkişi raporu ile bozma sonrası alınan 15.01.2020 tarihli fen bilirkişisi raporları arasındaki çelişki giderilerek ve dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu da dikkate alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi gerekçeleri ile önceki Daire kararının kaldırılarak düzeltilmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.04.2022 tarihli ve 2021/305 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 14.04.2022 tarihli ve 2021/305 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına hükmen tescil edilen 1.800 m²lik kısmındaki davacının 500/6953 payına karşılık gelen 129,44 m² hissesine ilişkin, 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen; Ek Madde 3 ile Geçici 15 inci maddesi ile Geçici 17 nci maddesi hükümlerine uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza ait dosyada yer alan 30.05.2022 tarihli güncel tapu kaydından, ... Büyükşehir Belediye Encümeninin 10.08.2021 tarihli 2021/2427 sayılı kararıyla başlayan imar uygulamasının kesinleştiği ve 08.02.2022 tarihinde tapuya tescil edildiği, ... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 1.813,37 m² olarak değiştiği ve davacının 23549/507491 payına karşılık 84,15 m²lik hissesinin bulunduğu anlaşıldığından; dava konusu taşınmaza ait yeni tapu kayıtlarının, şuyulandırma cetvelleri ile eklerinin ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilerek, tapuya tescilleri sağlanan yeni parsellerin imarda kamuya özgülenip özgülenmediği, imar planındaki durumları ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorulduktan, dava konusu taşınmaz ile oluşmuş ise imar uygulaması sonucu dönüştüğü parsellerin imar paftası üzerinde konumları işaretlettirilip, kroki üzerinde çakıştırılması, yeni oluşan parsele davalı ... Bakanlığınca fiilen el atılıp atılmadığı ve imar planında davalı ... Bakanlığının sorumluluğuna bırakılıp bırakılmadığı kesin olarak tespit edilerek fen bilirkişisinden bu hususta ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma işleminin tamamlandığını, davacının adresinin araştırılarak noter aracılığı ile davacının o tarihteki adresine tebligat çıkartıldığını, ancak adresinden ayrıldığı belirtildiği için tebligatın iade edildiğini, davacının adres değişikliğini resmi kurumlara bildirmemesi kanuna aykırı olup, davacının kusurlu olduğunu, müvekkili idarenin iki kez gazete ile ilan yaptırdığını, ilanla ilgili sorumluluğunu yerine getirdiğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın tarla vasfında olmasına rağmen arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yakın çevrede imar koşullarından ve ana arterlere uzaklığından dolayı yapılaşmanın kısıtlı olup, bu bölgede gelişimin yavaş olduğunu ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.