Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10560 E. 2025/1809 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10560
Karar No
2025/1809
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/964 Esas, 2022/3 Karar DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.03.2008 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, 114 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından takdir edilen bedelin düşük olduğunu, takdir edilen kamulaştırma bedelinin artırılmasını talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.05.2009 tarihli ve 2008/152 Esas, 2009/189 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen Kargılık köyü 194 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 28.04.2005 tarihli satışı üzerinden değerlendirme yapılmış ise de söz konusu taşınmazın 05.09.2001 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, daha sonradan herhangi bir satışa konu edilmediği bildirildiği hâlde, bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi ve yargılama sırasında vekille temsil edilen davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.05.2013 tarihli ve 2011/59 Esas, 2013/234 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen 113 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 16.07.1998 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli olduğu ve düzenleme ortaklık payı düşüldüğü bildirilmiş olup somut emsalin imar parseli, dava konusu taşınmazın kadastro parseli olduğu, bu nedenle taşınmazın emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerekirken, somut emsalin de kadastro parseli olduğunun kabulü ile hüküm kurulması, dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması ve Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2014/558 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma ilamı öncesinde 113 ada 3 parsel sayılı taşınmazın emsal alınarak arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaz ile karşılaştırılması sonucu değer biçilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın emsal ile karşılaştırması sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerekirken, somut emsalin de kadastro parseli olduğunun kabulü ile değer biçilmesi uygun görülmediğinden bahisle bozma yapıldığı ve bozmaya uyulmakla bu hususun davacı idare yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeksizin 113 ada 3 parsel sayılı taşınmazın somut emsal olamayacağı kanaatini belirtilen ve söz konusu emsal dışında başka bir taşınmaz emsal alınarak yeniden değer belirleyen bilirkişi raporuna göre daha fazlaya hükmedilmesi ve bankaya bloke edilen bedelden tespit edilen kamulaştırma bedelinin mahsubu ile fazla bloke edilen bedelin davacı idareye iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, iade edilecek miktara depo edildiği günden çekildiği tarihe kadar işlemiş mevduat faizleri ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 04.07.2019 tarihli ve 2018/558 Esas, 2019/379 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. G. Dördüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemenin 28.05.2013 tarihli hükmüne esas 16.01.2013 tarihli raporda dava konusu taşınmazın, emsal ile karşılaştırılması sonucunda bulunan 42,34 TL/m² birim bedelinden dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı kesintisi oranı Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak tespiti ile bu oranda düzenleme ortaklık payı düşülerek taşınmazın metrekare birim bedelinin hesaplanması gerekirken taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin değer belirleyen rapora göre bedele hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporu ile eksik inceleme, araştırma ve hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmediğini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, neredeyse kıymet takdirinde teklif edilen bedele hükmedildiğini, aynı güzergahta kamulaştırılan diğer taşınmazlara çok daha yüksek kamulaştırma bedeli tespitinin yapıldığını, kararın kamulaştırma bedeli yönünden bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10560, K. 2025/1809, T. 12.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10560-e-2025-1809-k-47e84c78d9a4