Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10511 E. 2025/5796 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10511
Karar No
2025/5796
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2748 Esas, 2024/2341 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/482 Esas, 2024/302 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 41576 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla değerli olduğunu, kamulaştırma işlemi ile ilgili doğrudan ilgili imar planlarının iptali için idare mahkemesinde iptal davası açan kişiler bulunduğu gibi kamulaştırma işleminin iptali davası açan ve yürütmenin durdurulması kararı alan kişilerin de bulunduğunu, bu dosyaların celbi ile sonuçlarının eldeki davayı ilgilendirdiği gözetilerek bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; depo kararının usulüne uygun olarak verilmediğini, kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek bedelin depo edilmesi için ek süre verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 26.02.2024 tarihli celsede "Davacı vekiline 2.746.875,00 TL kamulaştırma bedelini 3 aylık vadeli hesabı olacak şekilde İzmir Vakıflar Bankası ... Şubesine depo etmek ve depo edildiğine ilişkin makbuzu dosyaya sunmak üzere 15 gün süre verilmesine" karar verildiği, kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, takip eden 25.03.2024 tarihli celsede aynı bedelin depo edilmesi için 15 günlük kesin süre verildiği, kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, takip eden 06.05.2024 tarihli celsede davanın usulden reddine karar verildiği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında "... kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 90 ıncı ve 94 üncü maddeleri uyarınca kanunda belirtilen süreler kesin olup hâkim tarafından, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında artırılıp eksiltilemeyeceğinin düzenlendiği, davalı vekilinin 26.06.2024 tarihli cevap dilekçesinde verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, davacı tarafça verilmiş olan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ettiği gözetildiğinde, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın usulden reddi kararı doğru olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden davanın reddine karar verilmesi isabetli olup davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmediği gibi davalı vekilinin de son duruşmada ek süre verilmesine muvafakatlarının bulunmadığını beyan ettiği ve istinaf ile temyize cevap dilekçelerinde de kararın onanmasını talep ettiği gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10511, K. 2025/5796, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10511-e-2025-5796-k-e157e5fe2be0