Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10496 E. 2025/6633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10496
- Karar No
- 2025/6633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1868 Esas, 2024/1535 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/517 Esas, 2024/62 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ..., ... Mahallesi 677 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline işleyecek faiz yönünden hatalı karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisinin düşük olduğunu, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ancak aksi kanaatte olunması halinde davanın seri dava olduğunu, yerel mahkemece davalı yararına maktu vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, karar da belirtilen faiz başlangıç tarihlerinin ve faiz türlerinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından müvekkil kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeli belirlenirken müvekkillerinin yıllardır yaşadığı maddi ve manevi zararların dikkate alınması gerektiğini, bilirkişilerin raporlarında emsal araştırması yaptıklarını; ancak dava konusu taşınmazın vasfına uygun bir emsal bulamadıklarını, bilirkişi raporunda yapının yıpranma payının oldukça yüksek hesaplandığını, yerel mahkeme tarafından taşınmazın değeri belirlenirken öncelikle dosyaya celp edilecek 2023 yılı Soma İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veri cetveli dikkate alınarak net gelirin hesaplanması gerektiğini, üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ünün altında olamayacağının gözetilmesi ve kapitalizasyon faizinin düşük alınması gerektiğini, taşınmaza en az %100 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taraflarına tam vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, aynı mahallede taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesine uygun emsal bulunamadığından Avdan Mahallesinden emsal alınması, bilirkişi raporunda ayrıntılı kıyaslama yapılarak m² birim değerinin hesaplanması emlak vergisine esas rayiç değerler dikkate alındığında yerinde görülmüş, ayrıca, dava tarihi itibarıyla yayımlanmış bulunan 2022/3 dönem Yapı Yaklaşık Maliyet Cetveli esas alınıp, bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda belirli yaş ve özelliklerine uygun oranda yıpranma payı düşülerek değer belirlenmesinde ve ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına uygun Soma İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılı ağaç cetveline uygun olarak maktu değer belirlenmesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23/10/2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve ülkemizde değişen şartlar yüksek enflasyon karşısında faizin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Buna karşın, mevcut dosyada, davacı idarenin aynı nedenle açtığı bedel tespit ve tescil istemli davaya ilişkin (670-698 E arası) 29 adet davanın ön inceleme duruşmasının, keşfinin beraber yapıldığı, eldeki dosyanın ilk 10 dosyadan sonra olduğu, dolayısıyla, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesi uyarınca, aynı gün yapılan seri dava sayısı on dosyanın üzerinde, elli dosyanın altında olduğundan, maktu vekâlet ücretinin %50'si oranında, davalı lehine vekâlet ücreti takdiri gerekirken tam vekâlet ücreti takdir edilmesi, doğru görülmediğinden hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında kabul kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 11.10.2023 tarihinde açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü uyarınca faize hükmedilmesi yerindedir. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.