Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10472 E. 2025/8448 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10472
- Karar No
- 2025/8448
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4637 Esas, 2024/2073 Karar DAVA TARİHİ : 28.12.2022 KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/466 Esas, 2023/537 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesatan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalı ... vekilleri ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin ve davalının istinaf başvurularının esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, .... ilçesi, ...Mahallesi 112 21... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davalılara ait muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece takdir edilen bedelin oldukça düşük olduğunu, taşınmazın konumunun oldukça merkezi olduğunu, kamulaştırma amacı gözetildiğinde müvekkilinin kamulaştırılan kısımda mülkiyet hakkının ortadan kalkacağını belirttiği görülmüştür.
2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... vekilleri ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirlenen bedelin fahiş olduğunu, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, birim fiyatlarının yüksek belirlendiğini, faize ilişkin hüküm kısmının hatalı olduğunu, faize hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankalarca uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda 30.927,00 TL bedelli teras sundurması müvekkiline ait olmasına rağmen davalı ...'a ait olduğuna karar verildiğini, itirazlarının nazara alınmadığını, taşınmaz üzerindeki yapıların güncel değerine hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, her bir davalı açısından tefrik kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ve kamulaştırma bedelini kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen parsel üzerinde bulunan yapılara, değerlendirme tarihi olan 2022 yılına ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre yapının sınıfına uygun birim fiyatları ve yaşı belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek değerlendirme yapıldığı ve bu rapora göre oluşturulan kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, her bir davalı açısından belirlenen muhdesatların sayı ve niteliğinin kıymet takdir raporları ile örtüştüğü ve aksi durumu ispata yarar delil sunulmadığı, ancak faiz hükmünde hata yapıldığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yol niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine 5177 sayılı Kanun'la eklenen 19/son maddesi uyarınca değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare ile davalı ...'dan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.