Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10445 E. 2025/9078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10445
- Karar No
- 2025/9078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/662 Esas, 2020/1297 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 146 ada 68 ile 266 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırılan taşınmazlar bedelinin tespiti ile taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sürüncemede bırakılmasında herhangi bir menfaatlerinin bulunmadığını, ilk raporda belirlenen rakamın bankaya depo edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacı idare vekilinin 22.03.2018 tarihli duruşması için ileri sürdüğü mazeret dilekçesi kabul edilmeyerek dava dosyası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesine göre işlemden kaldırılmış, karar duruşması öncesindeki 11.05.2018 tarihli duruşmayla yasal ihtaratı içerecek şekilde kamulaştırma bedelini depo etmek üzere kesin süre verildiği, son oturumda da davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunarak eksik bedeli depo etmediği, Mahkemece son mazeretin kabul edilmeyerek dosyanın birden fazla işlemden kaldırılması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hüküm verildiği, davacı vekili, istinafında kamulaştırma bedelinin depo edildiğini ileri sürmüş ise de bankaya yatırılan bedelin ilk raporda öngörülen miktar olduğu ve Mahkemenin 11.05.2018 tarihli duruşmada depo edilmesi için ara karar kurduğu 178.099,59 TL'nin depo edilmediği anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesinin yargılama yetkisinde bulunan ve takdir hakkı kapsamında yaptığı değerlendirmede hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın ilk işlemden kaldırma öncesi birden çok oturuma mazeret dilekçesi sunduğu, bu mazeretlerin her birinin ayrı ayrı kabul edildiği, 22.03.2018 tarihli duruşmada ise gerektirici sebepler belirtilmek suretiyle davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmeyerek dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, 11.05.2018 tarihli duruşmada da davacı tarafa usulünce tebligat yapılarak kamulaştırma eksik bedelinin depo edilmesine yönelik kesin süre verildiği, depo ara kararının ikmal edilmemesi halinde dosyanın mevcut haliyle karara bağlanacağının açıkça ikaz edildiği, son oturum öncesi sunulan mazeret dilekçesinin ise kabul edilmeyişinin haklı takdiri sebeplere dayalı olduğu, kamulaştırma bedel tespitini açan davacı idarenin bir kamu otoritesi ve birimi olmakla birden fazla vekilinin bulunduğu dikkate alındığında başka bir vekilinin iş bu dava dosyasının duruşmasına katılmasının her zaman için imkan dahilinde olduğu, itibarıyla ilk derecenin dosyanın ikinci kez işlemden kaldırmasında ve dolayısıyla davanın açılmamış sayılmasına karar vermesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın usule ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.